90 kez görüntülendi
Felsefe kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Sayfa 100, 101 Cevapları - Tuna Yayıncılık</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Sayfa 100

Evrenin Yaratılış Sorunu

Evren nasıl var olmuştur? Evren öncesiz ve sonrasız mıdır? Evren yaratılmış mıdır? Evren kendiliğinden var olabilir mi?

Vahyin İmkânı Sorunu
Vahiy mümkün müdür?
Tanrı her peygambere vahiy göndermiş midir?
Vahiy dolaylı veya dolaysız olabilir mi?
Ruhun Ölümsüzlüğü Sorunu

Beden ölüp yok olunca ruhun varlığını sürdürmesi düşüncesi dinlerin çoğunda bulunmaktadır. Felsefi anlamda ruhun ölümsüzlüğü ile ilgili başlıca şu sorulara cevap aranmıştır: Ölümden sonra yaşam var mıdır? Ruh var mıdır? Ölüm bir son mudur? Beden ölünce ruh da ölür mü?

Sorular

1. Din felsefesi çerçevesinde bu sorular birbirinden bağımsız kabul edilebilir mi?
Cevap
:

Din felsefesi çerçevesinde bu sorular birbirinden bağımsız kabul edilemez. Çünkü metinde belirtildiği gibi, “Tanrı var mıdır?” sorusu, din felsefesinin diğer sorularının temelini oluşturur. Bu soruya verilen cevap, diğer soruların ve cevapların anlamını ve geçerliliğini belirler. Örneğin, Tanrı’nın varlığını kabul etmeyen biri, vahiyin mümkün olup olmadığı veya ruhun ölümsüz olup olmadığı gibi konuları farklı bir perspektiften değerlendirecektir.

2. Din ile ilgili sorular hangi gerekçeyle ortaya çıkmıştır?
Cevap
:

Din ile ilgili sorular, insanların evrenin doğası, yaşamın anlamı, ölüm sonrası hayat, ahlaki değerler ve daha pek çok konuda cevaplar araması sonucunda ortaya çıkmıştır. İnsanlar, bu tür sorulara cevap ararken, genellikle kendi inanç sistemleri ve dünya görüşleri çerçevesinde yorumlar yaparlar. Bu nedenle, din felsefesi, bu tür soruları ele alır ve çeşitli dinlerin bu konulara nasıl yaklaştığını inceler. Bu, dinin insan hayatındaki rolünü daha iyi anlamamızı sağlar.

Uygulayalım

Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinden, hareketle cevabını noktalı yere yazınız.

Descartes “Metafizik Düşünceler” adlı eserinde şöyle der: “Ne zaman şüphe ettiğimi yani eksik ve başkasına bağlı bir varlık olduğumu göz önüne getirirsem tam ve bağımsız bir varlık yani Tanrı fikri de o kadar açık seçik olarak zihnime gelmektedir. Bu fikre sahip olan ben, sırf bu fikrin bende bulunmasıyla Tanrı’ya bağlı olduğumu çok açık olarak çıkarıyorum ve insan zihninin hiçbir şeyi bundan daha açık ve kesin olarak bilebileceğini sanmıyorum.”… “Önce biliyorum ki Tanrı’nın beni aldatmasına asla imkân yoktu çünkü her hile ve aldatmada bir tür noksanlık vardır.”

Sorular

1. Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu kanıtlanabilir mi?
Cevap:

Descartes’ın düşüncelerine göre, Tanrı’nın varlığı, insan zihninin en açık ve kesin olarak bilebileceği bir şeydir. Ancak, bu, genel olarak kabul edilen bir görüş değildir. Tanrı’nın varlığının veya yokluğunun kanıtlanması, felsefe ve teoloji alanlarında uzun süredir tartışılan bir konudur. Bu konuda kesin bir kanıt sunmak genellikle mümkün olmamıştır. Bu nedenle, Tanrı’nın varlığı ya da yokluğunun kanıtlanması genellikle kişinin inançlarına ve kişisel deneyimlerine bağlıdır.

2. Tanrı inancının kaynağı ne olabilir?
Cevap
:

Descartes’a göre, Tanrı fikri, zihnimize açık ve seçik olarak gelir ve bu fikrin varlığı, bizi Tanrı’ya bağlar. Ancak, genel olarak, Tanrı inancının kaynağı, birçok faktöre bağlı olabilir. Bu faktörler arasında kişinin yetiştirilme şekli, kültürel ve toplumsal etkiler, kişisel deneyimler ve düşünceler bulunabilir. Ayrıca, bazıları için Tanrı inancı, evrenin karmaşıklığını ve düzenini açıklama arzusundan kaynaklanabilir. Bu nedenle, Tanrı inancının kaynağı genellikle kişiye özgüdür ve geniş bir yelpazede değişebilir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...