Osmanlı Devleti, hâkimiyeti altına almış olduğu birçok milleti kendine bağlamak için millet sistemi adı verilen bir politika izlemiştir. Bu sistemde, devlet, toplumun farklı din ve mezheplere sahip unsurlarını kendi içinde özerk bir şekilde yönetmeye bırakmıştır. Böylece, devletin adalet ve hoşgörü politikasına dayanan bir yönetim anlayışı ortaya çıkmıştır. Millet sistemi, Osmanlı Devleti’nin gayrimüslim tebaasını koruma altına alan zimmet ve eman uygulamalarıyla da ilişkilidir. Zimmet, gayrimüslimlerin cizye karşılığında Müslümanlara tabi olması; eman ise gayrimüslimlerin can ve mal güvenliğinin sağlanması anlamına gelmektedir.