Roma hukukunun günümüz hukuk sistemine cevap vermesini, Roma hukukunun evrensel ve akılcı bir hukuk olmasıyla açıklayabiliriz. Roma hukuku, farklı kültürlerle ve hukuk sistemleriyle karşılaşmasına rağmen, ortak bir payda bulmaya çalışmış ve yerel hukuklara saygı göstermiştir. Roma hukuku, insan haklarına önem vermiş ve adalet ilkesini esas almıştır. Roma hukuku, aynı zamanda sürekli olarak gelişmiş ve değişmiş, yeni durumlara uyum sağlamıştır. Roma hukuku, bugün bile pek çok modern hukuk sisteminin temelini oluşturmaktadır.
Roma hukuku ve günümüz hukuku arasında pek çok benzerlik bulunmaktadır. Örneğin, kamu hukuku ve özel hukuk ayrımı, aile hukuku, veraset hakkı, dava hakkı, borç ve ceza hukuku gibi kavramlar ve kurallar Roma hukukundan gelmektedir. Ayrıca, Roma hukuku ile günümüz hukuku arasında ortak olan bazı prensipler şunlardır:
-
Hakkaniyet ilkesi: Hakkaniyet ilkesi, adaletin sağlanması için kanunların yetersiz kaldığı durumlarda uygulanacak olan genel bir ilkedir. Roma hukuku, kanunların her zaman adaletli olmadığını kabul etmiş ve bu nedenle hakimlere kanunların ruhuna uygun olarak karar vermeleri için yetki vermiştir.
-
Sözleşme özgürlüğü ilkesi: Sözleşme özgürlüğü ilkesi, tarafların sözleşme yapma konusunda serbest olduklarını ve sözleşmenin içeriğini belirleme hakkına sahip olduklarını ifade eder. Roma hukuku, tarafların iradelerine saygı duymuş ve sözleşmenin bağlayıcılığını kabul etmiştir.
-
Zarar veren öder ilkesi: Zarar veren öder ilkesi, bir kişinin başka bir kişiye veya malına zarar vermesi durumunda zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirten bir ilkedir. Roma hukuku, zarar verenin kusuruna bakmaksızın zararı gidermesini istemiştir.
Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi, Roma hukuku ve günümüz hukuku arasında önemli bir etkileşim vardır. Roma hukuku, günümüzdeki toplumların yaşam tarzı, dili, inanç sistemi ve değer yargıları farklılık gösterse de ortak bir zemin sunmaktadır.