Kadınlara seçme ve seçilme hakkı, siyasi hayatta etkin bir rol oynama ve ülkenin yönetimine katılma hakkıdır. Bu hak, kadınların toplumsal, ekonomik ve kültürel hayatta eşitlik ve özgürlük kazanmasına katkı sağlar. Farklı ülkelerde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, tarihsel, siyasal ve kültürel koşullara bağlı olarak değişiklik göstermiştir.
Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren yasal düzenleme, 1934 yılında Anayasa ve Seçim Kanunu’nda değişiklik yapılması sonucu gerçekleşmiştir. Kadınlar 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkına sahip olmuştur. Kadınların ilk kez oy kullandığı ve aday olabildiği TBMM 5’inci Dönem seçimleri 8 Şubat 1935’te yapılmıştır. 17 kadın milletvekili ilk kez TBMM’ye girmiştir.
Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, Atatürk Devrimlerinin bir parçası olarak kabul edilir. Atatürk, kadınların siyasi hayata katılımını desteklemiş ve “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez” demiştir.
Avrupa’da ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ilk ülke Finlandiya olmuştur. Finlandiya, 1906’da kadınlara oy hakkı tanımıştır. Avrupa’da kadınlara en son oy hakkı tanıyan ülke ise İsviçre’dir. İsviçre’de kadınlar, ulusal düzeyde oy hakkına 1971’de kavuşmuştur.