Truman Doktrini Türkiye için hem bir fırsat hem de bir sorumluluk anlamına gelmektedir. Truman Doktrini sayesinde Türkiye, Sovyetler Birliği’nin baskılarından kurtulmuş ve ABD ile stratejik bir ortaklık kurmuştur. ABD’nin mali ve askeri yardımları Türkiye’nin ekonomik ve savunma kapasitesini artırmıştır. Ayrıca Truman Doktrini, Türkiye’nin NATO’ya girmesine ve Batı dünyası ile entegrasyonuna zemin hazırlamıştır. Ancak Truman Doktrini aynı zamanda Türkiye’ye bazı yükümlülükler de getirmiştir. Truman Doktrini ile Türkiye, ABD’nin Soğuk Savaş politikalarına uyum sağlamak ve komünizme karşı mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu da Türkiye’nin bazen kendi ulusal çıkarları ile çelişen durumlarla karşılaşmasına neden olmuştur. Örneğin, Türkiye 1962’de Küba Füze Krizi’nde ABD ile dayanışma göstererek Sovyetler Birliği ile gerilim yaşamıştır. Ayrıca Türkiye 1974’te Kıbrıs Harekatı’nda ABD’nin tepkisiyle karşılaşmış ve ambargo uygulanmıştır.