Selamlaşma adabı, İslam dininin müminler arasında sevgi, saygı ve muhabbeti artırmak için öğrettiği bir davranış şeklidir. Selamlaşma adabı, selam verme ve selam alma şeklini ve bunun hangi durumlarda yapılacağını belirler.
Selamlaşma adabını bir örnekle açıklamak gerekirse şöyle diyebiliriz:
Ali, arkadaşı Ahmet’in evine ziyarete gider. Kapıyı çalar ve Ahmet kapıyı açar. Ali, Ahmet’e “Selamün aleyküm” diyerek selam verir. Ahmet de “Aleyküm selam” diyerek selama karşılık verir. Böylece Ali ve Ahmet, İslam dininin emrettiği şekilde selamlaşmış olurlar.
Selamlaşma adabına göre, selam veren kişi “Selamün aleyküm” veya “Esselamü aleyküm” gibi ifadeler kullanır. Selam alan kişi ise “Aleyküm selam” veya “Ve aleyküm selam” gibi ifadelerle mukabelede bulunur. Ayrıca bu ifadelerin sonuna “Ve rahmetullahi ve berekatüh” ziyadesinin getirildiği de görülür.
Selamlaşma adabına göre, küçük olan büyük olana, bir araç üzerinde giden yürüyene, yürüyen veya ayakta olan oturana, sayı bakımından az olan topluluk çok olana selam verir. Eve girerken ve bir topluluktan ayrılırken selam vermeye özen gösterilir. Bir yere girerken, geldiğimizi hissettirecek şekilde orada bulunanlara selam verilir. Bu şekilde davranarak, selam verdiğimiz kimseleri önemsediğimizi ve onlara değer verdiğimizi göstermiş oluruz.