Genetik mühendisliği ve biyoteknoloji arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için, öncelikle bu iki kavramın tanımlarını yapmak gerekir.
-
Genetik mühendisliği, bir organizmanın genomunun arzu edilen bir sonucu elde etmek için modifikasyonudur. Genetik mühendisliği, genlerin izolasyonu, çoğaltılması, nükleotit dizilişlerinin belirlenmesi, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da bir canlıdan başka bir canlıya gen aktarılması gibi çalışmalarla uğraşan bir bilim dalıdır.
-
Biyoteknoloji, finansal açıdan yararlanabilmek için biyolojik bir sistemin, ürünün, türevin veya organizmanın teknolojik açıdan kullanılmasıdır. Biyoteknoloji, gıda, tarım, sağlık, çevre, enerji gibi sektörlerde genetik mühendisliği ile elde edilen bilgiler sayesinde daha ucuz, daha kolay veya daha verimli ürünler günlük hayatımıza kazandıran bir bilim dalıdır.
Bu tanımlardan yola çıkarak, genetik mühendisliği ve biyoteknoloji arasındaki ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz:
-
Genetik mühendisliği ve biyoteknoloji birbirine bağlı ve birbirini tamamlayan iki bilim dalıdır.
-
Genetik mühendisliği, biyoteknolojinin temelini oluşturan ve kullanılan bir bilim dalıdır.
-
Biyoteknoloji, genetik mühendisliğinin uygulama alanını genişleten ve faydalı hale getiren bir bilim dalıdır.
Örnekler vererek açıklamak gerekirse:
-
Genetik mühendisliği ile E.coli bakterisine insülin üretecek özellikler kazandırılır. Biyoteknoloji ile insülin saflaştırılır, gerekli kontroller yapılır ve ilaç özelliği kazandırılır.
-
Genetik mühendisliği ile bitkilerin genetiği değiştirilerek daha verimli, hastalıklara dayanıklı veya besin değeri yüksek hale getirilir. Biyoteknoloji ile bu bitkiler tarım sektöründe kullanılır.
-
Genetik mühendisliği ile kök hücrelerden organ veya doku üretmek için gerekli genler aktif hale getirilir. Biyoteknoloji ile bu organ veya doku hastalara nakledilir.
Bu örnekler, genetik mühendisliği ve biyoteknoloji arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirilebileceğini göstermektedir.