Hipoglisemi, kan dolaşımında bulunan glikoz (şeker) miktarının normal değerlerin altına düşmesi durumudur. Glikoz, insan vücudunun ihtiyaç duyduğu enerjinin asıl kaynağıdır. Hipoglisemi genellikle desilitrede 70 miligramın altında görülen bir açlık kan şekeri sonucu olarak tanımlanır. Ancak, bu rakamlar bireyden bireye farklılık gösterebilir. Hipogliseminin belirtileri ve bulguları ise genellikle kan şekeri değerinin 55’in altına düşmesi ile ortaya çıkar.
Hipogliseminin nedenleri arasında diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri, yetersiz beslenme, aşırı egzersiz, alkol tüketimi, karaciğer veya böbrek hastalıkları, hormonal bozukluklar, bazı tümörler ve genetik hastalıklar sayılabilir. Hipoglisemi, bireyin kan şekeri seviyesi çok düştüğünde görülür. Kan şekeri değerinin düşmesinin birkaç nedeni vardır. Bunlardan en yaygın olanı, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileridir.
Hipogliseminin belirtileri arasında bulantı, terleme, titreme, çarpıntı, açlık hissi, sinirlilik, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, uyuşukluk, bayılma veya nöbetler, bilinç bulanıklığı veya kaybı sayılabilir. Bu belirtiler glikozun azalmasına bağlı olarak beyin fonksiyonlarının bozulmasından ve vücudun stres hormonlarının salgılanmasından kaynaklanır.
Hipogliseminin tedavisi için öncelikle kan şekerini hızla yükseltecek şekerli yiyecek veya içecekler verilmelidir. Örneğin şekerli su, bal, meyve suyu veya şekerli çay gibi. Ancak miktar çok yüksek tutulmamalıdır. Aksi halde kan şekeri çok yüksek düzeylere çıkabilir. Şeker takviyesi yapıldıktan sonra kan şekeri ölçülmelidir. Hipogliseminin altta yatan nedeni ise doktor tarafından belirlenmeli ve gerekli tedavi planlanmalıdır.