Nörotransmitter, beyindeki nöronlar (sinir hücreleri) arasında veya bir nöron ile başka bir tür hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara denir. Türkçedeki anlamı ‘uyarıcılara tepki’dir. Bugüne kadar 70’ten fazla nörotransmitter saptanmıştır. Nörotransmitterler beyin, kas, sinir ve organ fonksiyonlarını düzenleyen temel kimyasal habercilerdir. En sık nörotransmitterler serotonin, dopamin, norepinefrin ve asetilkolindir.
Nörotransmitterler, sinir sistemi boyunca sinirsel sinyalleri taşımak için sinaps adı verilen iki nöron arasındaki boşluklardan geçerler. Sinapslarda, bir nörondan salınan nörotransmitterler, karşıdaki nöronun hücre yüzeyinde bulunan protein reseptörlerce algılanarak sinyalin bu hücreye aktarılmasını sağlarlar. Nörotransmitterler, eksite edici (uyarıcı) veya inhibe edici (engelleyici) olabilirler. Eksite edici nörotransmitterler, post-sinaptik nöronda elektriksel aktiviteyi artırırken, inhibe edici nörotransmitterler azaltırlar.
Nörotransmitterlerin sağlığa etkileri çok çeşitlidir. Örneğin, serotonin mutluluk ve iyi hissetme duygularıyla ilişkilidir. Serotonin seviyesi düşük olan kişilerde depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları ve iştah sorunları görülebilir. Dopamin ise ödül, motivasyon, öğrenme ve hareketle ilgilidir. Dopamin seviyesi yüksek olan kişilerde bağımlılık, şizofreni ve Parkinson hastalığı riski artabilir. Norepinefrin ise stres hormonu olarak bilinir. Norepinefrin seviyesi yüksek olan kişilerde kan basıncı, kalp atış hızı ve kan şekeri yükselebilir. Asetilkolin ise hafıza, öğrenme ve kas koordinasyonuyla ilgilidir. Asetilkolin seviyesi düşük olan kişilerde Alzheimer hastalığı, demans ve miyasteni gravis gibi hastalıklar görülebilir.