Atatürk, “demokrasinin bütün gerekleri” sözü ile Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra demokratik bir devlet sistemi oluşturmak için yapılması gereken her şeyi kastetmiştir. Atatürk, cumhuriyet rejiminin demokrasi sistemi ile devlet şekli olduğunu belirtmiş ve cumhuriyetin onuncu yılında demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe tatbikata koymayı hedeflemiştir. Atatürk’ün bu sözü, Türk inkılaplarının amacını ve ruhunu da yansıtmaktadır. Atatürk, Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni icaplara göre ilerlemesini temin edecek yeni müesseseleri koymuş olmaktır. Bu yeni müesseseler arasında laiklik, kanun-i esasi, çok partili siyaset, kadın hakları, eğitim reformu gibi demokrasinin temel unsurları yer almaktadır. Atatürk, demokrasinin sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve bir kültür olduğunu da vurgulamıştır. Bu nedenle, Atatürk’ün “demokrasinin bütün gerekleri” sözü ile demek istediği şey, Türkiye'nin hem siyasi hem de sosyal anlamda demokratik bir ülke olması için gerekli olan her şeyi yapmak ve bunu milletin iradesine dayandırmaktır.