Felsefe, insanın kendini ve dünyayı tanımasına, anlamasına ve değiştirmesine yardımcı olan bir bilimdir. Günlük hayat ise insanın yaşadığı, karşılaştığı, etkilediği ve etkilendiği bir gerçekliktir. Felsefe ve günlük hayat arasında hem etkileşim hem de etki vardır.
Bazıları, felsefenin günlük hayatla bir ilişkisi olmadığını düşünebilir. Çünkü felsefe, soyut, genel ve temel sorunlarla ilgilenirken, günlük hayat somut, özel ve pratik sorunlarla ilgilidir. Felsefe, bilgiyi ve bilgeliği ararken, günlük hayat ihtiyaçları ve istekleri karşılamaya çalışır. Felsefe, ideal ve mükemmel olanı tasarlarken, günlük hayat gerçek ve eksik olanı kabullenir. Felsefe, insanın zihnini kullanmasını isterken, günlük hayat insanın duygularına ve alışkanlıklarına hitap eder. Bu yüzden felsefe, günlük hayattan kopuk, anlamsız ve gereksiz bir düşünce etkinliği olarak görülebilir.
Ancak bazıları da, felsefenin günlük hayatla bir ilişkisi olduğunu savunabilir. Çünkü felsefe, insanın varoluşunu, bilgisini, değerlerini, gerçeğini ve anlamını sorgulayan bir bilimdir. Günlük hayat ise insanın bu sorulara cevap aradığı ya da bulduğu bir gerçekliktir. Felsefe, insanın kendini tanımasına ve geliştirmesine yardımcı olurken, günlük hayat insanın kendini ifade ettiği ya da değiştirdiği bir ortamdır. Felsefe, insanın toplumla ilişkisini düzenlerken, günlük hayat insanın toplumun bir parçası olduğu ya da olmadığı bir durumdur. Felsefe, insanın sanatsal yaratıcılığını desteklerken, günlük hayat insanın sanatsal eserler ürettiği ya da tükettiği bir alandır. Bu yüzden felsefe, günlük hayata bağlı, anlamlı ve gereklidir.
Bu şekilde bakınca felsefenin günlük hayatla bir ilişkisi olmasaydı devam ettirilebilecek bir düşünce etkinliği olup olmayacağı konusunda kesin bir cevap vermek zor olduğunu görebiliriz. Çünkü bu soru hem felsefenin ne olduğu hem de günlük hayatın ne olduğu konusunda farklı görüşlere bağlıdır. Belki de bu sorunun cevabını bulmak için daha çok felsefe yapmak gerekir.