Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet ilan edildikten sonra sanatın bir toplumun ilerlemesi için en önemli unsurlardan biri olduğunu her fırsatta vurguladı. Bu amaçla ilk olarak sanat eğitiminin kurumsallaşması için adımlar attı. Osmanlı döneminden kalan Sanayi-i Nefise Mektebi’ni Güzel Sanatlar Akademisi’ne dönüştürerek burada modern resim ve heykel eğitiminin verilmesini sağladı. Sanatçıların dünyadaki gelişmeleri takip edebilmesi için yetenekli gençleri devlet bursuyla Avrupa’daki önemli sanat merkezlerine gönderdi.
Müzik alanında da çok büyük değişimler yaşandı. Ankara’da Musiki Muallim Mektebi açıldı ve daha sonra bu okul Ankara Devlet Konservatuvarı’nın temelini oluşturdu. Çok sesli modern müziğin yaygınlaşması için Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası kuruldu. Atatürk Türk müziğinin evrensel tekniklerle geliştirilmesine büyük önem verdi.
Resim ve heykel sanatının halkla buluşması için İstanbul’da Resim ve Heykel Müzesi açıldı. Türk Tarih Tezi doğrultusunda yapılan arkeolojik kazılarla Anadolu’nun eski uygarlıkları gün yüzüne çıkarılırken bu eserlerin sergilenmesi için müzeler kuruldu ya da mevcut olanlar geliştirildi. Halkevleri aracılığıyla sanatın sadece büyük şehirlerde değil Anadolu’nun her yerinde yaygınlaşması hedeflendi. Tiyatro ve opera gibi sahne sanatları da devlet desteğiyle profesyonel bir yapıya kavuşturuldu. Sanatçılara verilen değer toplumun her kesimine örnek olacak şekilde sergilendi.