Hüdhüd Talmud’da “yaban horozu” olarak adlandırılmakta (EJd., VIII, 970), Tevrat’ta eti yenilmeyecek kuşlar arasında sayılmaktadır (Levililer, 11/19; Tesniye, 14/18). Karaîler hüdhüdü tavukla karıştırmışlar ve bu sebeple tavuğun yenilmesini yasaklamışlardır.
Hüdhüd ile ilgili ayetler Neml Suresi’nde şöyle geçmektedir:
-
Neml Suresi, 20. Ayet: “Bu arada Süleyman ordusundaki kuşları teftiş etti. Şöyle dedi: ‘Bana ne oluyor ki, Hüdhüd’ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?’”
-
Neml Suresi, 21. Ayet: “‘Madem öyle, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım, belki de kafasını koparacağım, ya da bana mazeretini gösteren apaçık bir delil getirir.’”
-
Neml Suresi, 22. Ayet: “Çok geçmeden Hüdhüd çıkageldi ve Süleyman’a dedi ki: ‘Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’ kavminden çok mühim ve doğruluğu kesin bir haber getirdim.’”
-
Neml Suresi, 23. Ayet: “‘Sebe’lilere hükümdarlık yapan bir kadın buldum ki, kendisine her güzel şeyden bir nasip verilmiş; onun büyük bir tahtı ve pek güçlü bir yönetimi var.’”
-
Neml Suresi, 24. Ayet: “‘Ne var ki, onun ve kavminin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Anlaşılan, şeytan onlara amellerini süslü göstermiş, onları yoldan saptırmış, bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.’”
-
Neml Suresi, 25. Ayet: “‘Oysa göklerdeki ve yerdeki gizlilikleri açığa çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açıkladığınız her şeyi bilen Allah’a secde etmeleri gerekmez mi?’”
-
Neml Suresi, 26. Ayet: “‘O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. O, büyük arşın Rabbidir.’”
-
Neml Suresi, 27. Ayet: “Süleyman dedi ki: ‘Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancının biri misin, şimdi göreceğiz.’”
-
Neml Suresi, 28. Ayet: “‘Şu mektubumu götürüp onların yanına bırak; sonra onlardan biraz öteye çekil de hangi neticeye varacaklarını gözle!’”
-
Neml Suresi, 29. Ayet: "Mektubu alan Sebe’ melikesi adamlarına şöyle dedi: ‘Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı.’"