Türk edebiyatının farklı dönemlerine ve türlerine göre değişebilir. Ancak genel olarak İslam kültürünün Türk edebiyatına etkisi şu şekilde özetlenebilir:
-
İslam kültürü, Türk edebiyatının dili, biçimi, içeriği ve anlayışını değiştirmiştir. Dil olarak Arapça ve Farsça sözcükler, terimler, deyimler ve atasözleri Türkçeye girmiş ve Türkçenin zenginliğini artırmıştır. Biçim olarak aruz ölçüsü, mesnevi, gazel, kaside, rubai gibi yeni nazım şekilleri ve türleri Türk edebiyatında kullanılmaya başlanmıştır. İçerik olarak İslam inancı, ahlakı, felsefesi, tarihi ve kültürü Türk edebiyatının ana konuları haline gelmiştir. Anlayış olarak ise İslam kültürünün getirdiği estetik değerler, sanat anlayışı ve üslup özellikleri Türk edebiyatını etkilemiştir.
-
İslam kültürü, Türk edebiyatının ikiye ayrılmasına neden olmuştur. Bir yandan İslamiyet öncesi sözlü edebiyat geleneğini devam ettiren halk edebiyatı, diğer yandan İslam uygarlığına uyum sağlayan divan edebiyatı ortaya çıkmıştır. Halk edebiyatı hece ölçüsünü, anonimliği, halkın duygu ve düşüncelerini yansıtan şiirleri sürdürmüştür. Divan edebiyatı ise aruz ölçüsünü, şairliği, saray ve ileri gelenlerin duygu ve düşüncelerini yansıtan şiirleri benimsemiştir.
-
İslam kültürü, Türk edebiyatının yeni türler ve eserler ortaya çıkarmasına vesile olmuştur. Örneğin siyasetname, tezkire, seyahatname, mesnevi gibi türler İslam kültürünün etkisiyle gelişmiştir. Kutadgu Bilig, Divan-ı Hikmet, Divan-ı Lügati’t-Türk, Mevlana’nın Mesnevisi, Yunus Emre’nin Şiirleri, Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun’u gibi eserler İslam kültürünün Türk edebiyatına kazandırdığı başyapıtlardır.
Sonuç olarak İslam kültürü her alanı olduğu gibi edebiyatı da derinden etkilemiştir. Yeni bir kültürden etkilenen Türklerin edebiyatında dilde, biçimde, içerikte ve anlayışta değişimler olmuştur. Ayrıca Türk edebiyatının ikiye ayrılmasına ve yeni türler ve eserler ortaya çıkarmasına neden olmuştur.