Divan şiirinde sürekli işlenen aşk konusunu ve şairlerin aşka bakışını gerçekçi bulmuyorum. Bunun nedenleri şunlardır:
-
Divan şiirinde aşk, genellikle idealize edilmiş, yüceltilmiş ve soyut bir kavram olarak işlenmiştir. Divan şairleri, aşkı gerçek hayattaki ilişkilerden çok, tasavvufi bir anlamda ele almışlardır. Aşk, Tanrı’ya ulaşmanın bir yolu, bir arınma süreci, bir gizem olarak görülmüştür. Bu nedenle divan şiirinde aşk, gerçekçi olmaktan çok, sembolik ve metaforik bir anlatıma sahiptir.
-
Divan şiirinde aşk, genellikle kalıplaşmış, tekrarlanan ve sıradanlaşmış bir tema olarak işlenmiştir. Divan şairleri, aşkı anlatırken ortak ve değişmez kaynaklara bağlı kalmışlar, ortak malzemeyi kullanmışlar ve özgünlükten çok güzellik aramışlardır. Bu nedenle divan şiirinde aşk, gerçekçi olmaktan çok, yapay ve klişe bir ifadeye sahiptir.
-
Divan şiirinde aşk, genellikle uzak, ulaşılmaz ve mükemmel bir sevgiliye duyulan acılı, çaresiz ve ümitsiz bir duygu olarak işlenmiştir. Divan şairleri, aşkı yaşamaktan çok, çekmekten ve yakınmaktan bahsetmişlerdir. Aşkın mutluluğu değil, ızdırabı ön planda tutulmuştur. Bu nedenle divan şiirinde aşk, gerçekçi olmaktan çok, abartılı ve dramatik bir söyleme sahiptir.
Sonuç olarak divan şiirinde sürekli işlenen aşk konusunu ve şairlerin aşka bakışını gerçekçi bulmuyorum.