Platon’a göre insan ruhu ölümsüzdür. Gölgeler dünyasına gelmeden önce ruh ideaları görmüş olduğundan onların bilgisine sahiptir. Gölgeler dünyasında bilgi, ölümsüz olan ruhun ideaları hatırlamasından başka bir şey değildir. Ona göre bilgi doğuştan gelir. John Locke’a göre ise insan doğuştan herhangi bir bilgiyle doğmaz. Bütün bilgiler duyumlarla elde edilir. Bu iki düşünceyi karşılaştırarak bilginin kaynağını sorgulayınız sorusuna cevap vermek için, öncelikle bu iki düşüncenin ne anlama geldiğini ve hangi felsefi bağlamda ortaya çıktığını anlamak gerekir. Bu iki düşünce, bilginin kaynağı konusunda farklı görüşler savunan rasyonalizm ve ampirizm adlı felsefi akımların temsilcileridir. Rasyonalizm, bilginin kaynağının akıl olduğunu savunan ve bilgi elde etmede akla önem ve öncelik veren bir felsefi görüştür. Ampirizm ise, bilginin kaynağının duyu deneyimi olduğunu savunan ve bilgi elde etmede duyulara önem ve öncelik veren bir felsefi görüştür.
Bu iki düşünceyi karşılaştırarak bilginin kaynağını sorguladığımızda, şu noktaları göz önünde bulundurabiliriz:
-
Platon’un düşüncesine göre, insanın doğuştan bazı evrensel ve değişmez bilgilere sahip olduğu veya bu bilgileri akıl yürütme yoluyla elde edebileceği varsayılır. Bu bilgiler, idealar adı verilen soyut ve mükemmel varlıkları kapsar. Platon’a göre, idealar gerçek varlıklardır ve duyularla algılanan şeyler onların yansımalarından ibarettir. Platon’a göre, gerçek bilgi ancak ideaların kavranmasıyla mümkündür.
-
Locke’un düşüncesine göre, insanın doğuştan hiçbir bilgiye sahip olmadığı veya bu bilgilerin çok az ve önemsiz olduğu varsayılır. İnsan tüm bilgilerini duyu organları aracılığıyla dış dünyadan alır veya bu bilgilerden türetir. Locke’a göre, duyularla algılanan şeyler gerçek varlıklardır ve zihinde birtakım ideler oluştururlar. Locke’a göre, gerçek bilgi ancak idelerin birleştirilmesi veya soyutlanmasıyla mümkündür.
Bu karşılaştırmadan hareketle, şu soruları sorabiliriz:
-
Bilginin kaynağı gerçekten akıl mıdır, yoksa duyu deneyimi midir? Akıl veya duyu deneyimi daha güvenilir bir kaynak mıdır? Akıl veya duyu deneyimi daha kapsamlı bir kaynak mıdır?
-
Bilginin niteliği nasıldır? Bilgi evrensel ve değişmez midir, yoksa olgusal ve değişken midir? Bilgi soyut ve mükemmel midir, yoksa somut ve eksik midir?
-
Bilginin alanı neresidir? Bilgi ideaların ya da soyut kavramların alanına mı aittir, yoksa idelerin ya da somut varlıkların alanına mı aittir? Bilgi zihnin içinde mi vardır, yoksa dışında mı vardır?
Bu soruların cevapları farklı felsefi görüşlere göre değişebilir. Örneğin, Kantçılık adlı bir felsefi akım, Platon’un rasyonalizmini ve Locke’un ampirizmini uzlaştırmaya çalışmıştır. Kantçılığa göre, bilginin kaynağı hem akıl hem de duyu deneyimidir ve bilgi elde etmede hem akla hem de duyulara önem ve öncelik verilmelidir. Kantçılığa göre, bilgi hem evrensel ve değişmez hem de olgusal ve değişken niteliktedir. Bilgi hem soyut ve mükemmel hem de somut ve eksik niteliktedir. Bilgi hem ideaların ya da soyut kavramların hem de idelerin ya da somut varlıkların alanına aittir. Bilgi hem zihnin içinde hem de dışında vardır.