Destanlar, bir milletin tarihini, kültürünü, inançlarını ve değerlerini yansıtan önemli eserlerdir. Destanlar, milletin ortak belleğinde şekillenmiş ve yaşatılmıştır. Bu yüzden destanlar, halkın ortak malı sayılır.
Destanlar, toplumları derinden etkileyen olayların sonucunda doğal olarak oluşmuşlardır. Bu olaylar, savaş, göç, kıtlık, afet gibi zorlu durumlardır. Bu durumlar karşısında milletin gösterdiği kahramanlık, direniş ve fedakarlık destanlarda anlatılır. Bu yüzden destanlar, halkın ortak duygularını ifade eder.
Destanlar, sözlü gelenek yoluyla nesilden nesile aktarılmışlardır. Bu aktarım sırasında destanlara yeni unsurlar eklenmiş veya çıkarılmış olabilir. Ancak bu değişiklikler, destanın ana temasını ve ruhunu bozmamıştır. Aksine destanları zenginleştirmiş ve güncel tutmuştur. Bu yüzden destanlar, halkın ortak yaratıcılığını gösterir.
Destanlar, ait oldukları toplumun dilini, düşüncesini, hayal gücünü ve sanat anlayışını yansıtır. Destanlarda kullanılan dil sade ve anlaşılırdır. Destanlarda işlenen konular evrensel ve ilgi çekicidir. Destanlarda anlatılan kahramanlar seçkin ve olağanüstüdür. Destanlarda sunulan sanat şiirsel ve abartılıdır. Bu yüzden destanlar, halkın ortak estetiğini sergiler.
Bütün bu özellikleriyle destanlar, kültür tarihimizde büyük bir rol oynamıştır. Destanlar, milletin kimliğini, karakterini, ideallerini ve hayallerini şekillendirmiştir. Destanlar, milletin geçmişiyle bağını kurmuş, geleceğine ışık tutmuştur. Destanlar, milletin birlik ve beraberliğini sağlamış, ona güç ve cesaret vermiştir.