Felsefenin doğruluk anlayışı, bilimin doğruluk anlayışından farklıdır. Bilim, doğruluğu, gözlemlenebilir, deneylenebilir ve kanıtlanabilir olan nesnel verilere dayandırır. Bilim, önermelerin ve kuramların doğruluğunu veya yanlışlığını ölçerek, test ederek ve doğrulanabilirlik ilkesine göre değerlendirerek belirler. Bilim, olgulara dayalı ve somut bir bilgi üretir.
Felsefe ise, doğruluğu, soyut olanla, bilimin verdiği nesnel verileri sorgulamakla ve mantık yoluyla ulaşmaya çalışır. Felsefe, önermelerin ve kuramların doğruluğunu veya yanlışlığını analiz ederek, yorumlayarak ve tutarlılık ilkesine göre değerlendirerek belirler. Felsefe, anlam ve değerlere dayalı ve soyut bir bilgi üretir.
Bu karşılaştırmadan da anlaşılacağı gibi, felsefenin ve bilimin doğruluk anlayışları arasında temel bir fark vardır. Bu fark, felsefenin ve bilimin konu ettikleri alanların, kullandıkları yöntemlerin ve ulaştıkları sonuçların farklı olmasından kaynaklanır. Bu yüzden felsefenin ve bilimin doğruluk anlayışları arasında bir seçim yapmak zor ve haksız olur. Her ikisi de kendi alanlarında geçerli ve değerli olan doğruluk anlayışlarına sahiptir. Önemli olan, felsefenin ve bilimin birbirlerini tamamlayan ve destekleyen disiplinler olarak görülmesi ve işbirliği içinde olmalarıdır.