Peygamberimizin (s.a.v.) “Kul, Rabb’ine en çok, secdedeyken yakın olur, o hâlde siz, (secde ettiğinizde) duayı çok yapın.” hadisini insanın Allahü Teâlâ ile irtibatı açısından düşündüğümüzde şunları söyleyebiliriz:
-
Secde, insanın Allah’a karşı en büyük saygı ve teslimiyetini gösterdiği bir ibadet şeklidir. Secde eden insan, kendisini yaratan, yaşatan ve nimet veren Rabb’ine şükran ve hamdini sunar. Secde eden insan, kendisini yücelten, doğru yola ileten ve affeden Rabb’ine tevbe ve istiğfar eder. Secde eden insan, kendisine merhamet eden, yardım eden ve koruyan Rabb’ine dua ve niyaz eder .
-
Secde, insanın Allah’a en yakın olduğu anlardan biridir. Çünkü secde, insanın bedeniyle, kalbiyle ve ruhuyla Allah’a yönelmesidir. Secde, insanın nefsiyle, şeytanla ve dünyayla arasına mesafe koymasıdır. Secde, insanın Allah’ın huzurunda olduğunu hissetmesidir .
-
Secde, insanın Allah’tan istediği her şeyi dile getirebileceği bir fırsattır. Çünkü secde, Allah’ın kulunun duasını kabul etmeye en müsait olduğu zamandır. Secde, Allah’ın kulunun ihtiyaçlarını, sıkıntılarını ve arzularını bildiği halde onun dilinden duymak istediği andır. Secde, Allah’ın kuluna verdiği nimetlerin karşılığında ondan sadece dua beklediği andır .
Bu nedenlerle Peygamberimiz (s.a.v.), secde ettiğimizde duayı çok yapmamızı tavsiye etmiştir. Bu tavsiye, hem Allah’a olan kulluğumuzu hem de Allah’la olan irtibatımızı güçlendirmek içindir. Biz de namazlarımızda ve nafile secde yaparken duayı ihmal etmemeliyiz. Duamızda hem kendimiz hem de başkaları için hayır istemeliyiz. Duamızda hem dünya hem de ahiret için talepte bulunmalıyız. Duamızda hem geçmiş hem de gelecek için dua etmeliyiz .