-
Nesimî’nin şiirlerinden biri, “Ger inanmazsan ki gamzen yakdı gönlüm şehrini” başlıklı gazelidir. Bu gazel, Nesimî’nin aşk, güzellik ve sevgili temalarını işlediği bir şiirdir. Nesimî, bu şiirde sevgilinin gamzesinin yaktığı gönlünü, yani aşk ateşiyle yanan kalbini anlatmaktadır.
-
Nesimî’nin bu gazeli, hem Türkçe hem de Farsça sözcükler içermektedir. Nesimî, şiirinde Türkçe ve Farsçayı ustaca harmanlamış ve her iki dilin de zenginliğinden faydalanmıştır. Nesimî, şiirinde aynı zamanda tasavvufi ve hurufi düşüncelerini de yansıtmıştır. Nesimî, şiirinde sevgiliyi hem insan hem de Tanrı olarak görmüş ve ona ulaşmak için çaba göstermiştir.
Nesimî’nin bu gazelinin ilk beyti şöyledir:
Ger inanmazsan ki gamzen yakdı gönlüm şehrini Gel gör ki cân içre cânân içre cânân içre cân
Bu beyitte, Nesimî sevgilisine seslenerek onun gamzesinin kalbini nasıl yaktığını anlatmaktadır. Gamze, sevgilinin yanaklarında oluşan çukur veya gülümsemedir. Gamze, aynı zamanda sevgilinin aşkını veren veya esirgeyen bakışıdır. Nesimî, sevgilisinin gamzesinin kalbini yaktığını söyleyerek onun aşkının gücünü ve acısını vurgulamaktadır.
Nesimî, beytin ikinci mısrasında ise “cân içre cânân içre cânân içre cân” ifadesini kullanmaktadır. Bu ifade, hem bir tekrar hem de bir hurufi semboldür. Tekrar, Nesimî’nin sevgiliye olan bağlılığını ve onunla bütünleştiğini göstermektedir. Hurufi sembol ise, “cân” sözcüğünün Arapça’da “can” anlamına gelmesi ve “cânân” sözcüğünün ise “sevgili” anlamına gelmesidir. Nesimî, bu ifadeyle hem canın sevgiliye hem de sevgilinin cana ait olduğunu belirtmektedir. Ayrıca “cân” sözcüğünün Arapça’da “elif” harfi ile yazılması ve “elif” harfinin de hurufiler için Tanrı’yı temsil etmesi nedeniyle, Nesimî bu ifadeyle hem sevgiliye hem de Tanrı’ya ulaşmak istediğini ifade etmektedir.