“Kutlu coğrafya” kavramı, Türk kültüründe ve tarihinde önemli bir yere sahip olan bir kavramdır. Kutlu coğrafya, Türklerin yaşadığı, mücadele ettiği, medeniyet kurduğu ve kültürünü yaydığı toprakları ifade eder. Kutlu coğrafya, Türklerin hem maddi hem de manevi değerlerini koruduğu ve geliştirdiği bir coğrafyadır. Kutlu coğrafya, Türklerin hem kendilerine hem de diğer milletlere hizmet ettiği bir coğrafyadır.
Kutlu coğrafya kavramı, Türklerin tarih boyunca yaşadıkları farklı bölgeleri kapsar. Bu bölgeler arasında Orta Asya, Anadolu, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa’nın bazı kesimleri sayılabilir. Kutlu coğrafya kavramı, sadece siyasi sınırları değil, aynı zamanda kültürel etki alanlarını da belirtir. Bu nedenle kutlu coğrafya kavramı, sabit ve statik bir kavram değil, dinamik ve değişken bir kavramdır.
Kutlu coğrafya kavramı, Türklerin hem geçmişte hem de günümüzde kendilerine ait bir kimlik oluşturmasına yardımcı olmuştur. Kutlu coğrafya kavramı, Türklerin hem milli hem de evrensel değerleri benimsemesine ve yansıtmasına imkân vermiştir. Kutlu coğrafya kavramı, Türklerin hem tarihi sorumluluklarını hem de gelecek vizyonlarını şekillendirmesine katkıda bulunmuştur.