Amerika, dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır. Amerika’nın keşfi, birçok farklı kültür ve uygarlığın katkısıyla gerçekleşmiştir. Amerika’nın ne zaman ve nasıl keşfedildiği sorusunun kesin bir cevabı yoktur, çünkü kıtaya ilk ulaşan insanların kim olduğu ve ne zaman geldiği konusunda çeşitli görüşler vardır. Ancak genel olarak kabul edilen bazı tarihsel olaylar şunlardır:
-
Amerika’nın ilk sakinleri, yaklaşık 15 bin ila 20 bin yıl önce Asya’dan Bering Boğazı üzerindeki buzul köprüsünü kullanarak göç eden Paleoamerikanlar olarak bilinen avcı-toplayıcı halklardır. Bu halklar, kıtanın kuzeyinden güneyine kadar yayılmış ve farklı kültürler ve diller geliştirmişler dır.
-
Amerika’nın ilk Avrupalı kaşifleri, 10. yüzyılda İskandinav denizcilerdir. Norveçli kaşif Leif Erikson, Grönland’dan yola çıkarak Newfoundland adasına ulaşmış ve buraya Vinland adını vermiştir. Erikson ve arkadaşları, yerli halklarla karşılaşmış ve bir süre burada kalmışlardır. Ancak bu keşif, Avrupa’da pek bilinmemiş ve unutulmuştur.
-
Amerika’nın en ünlü kaşifi, İtalyan denizci Kristof Kolomb’dur. Kolomb, 1492 yılında İspanya Kralı II. Fernando ve Kraliçe I. Isabel’in desteğiyle Hindistan’a ulaşmak için batıya doğru yelken açmıştır. Ancak Kolomb, Atlantik Okyanusu’nu aşarak Karayipler’e varmıştır. Kolomb, buranın Asya’nın bir parçası olduğunu sanmış ve yerli halka Hintli demiştir. Kolomb, dört kez daha Amerika’ya seyahat etmiştir, ancak kıtanın yeni bir dünya olduğunu anlamamıştır.
-
Amerika kıtasının adını veren kişi, başka bir İtalyan kaşif olan Amerigo Vespucci’dir. Vespucci, 1499-1504 yılları arasında Kolomb’un izinden giderek Güney Amerika’nın kıyılarını keşfetmiştir. Vespucci, buranın Asya olmadığını fark etmiş ve yeni bir kıta olduğunu ileri sürmüştür. Vespucci’nin yazdığı mektuplar ve seyahat raporları Avrupa’da yaygınlaşmıştır. Alman haritacı Martin Waldseemüller, 1507 yılında hazırladığı bir dünya haritasında Güney Amerika’ya Vespucci’nin adını vermiştir. Daha sonra bu ad, Kuzey Amerika’ya da yaygınlaşmıştır.