Deneysel şiir, şairin daha önceki tarzından çok farklı kelime deneyleri üzerine kurduğu şiirdir. Teknik olarak da farklılıklar içeren bu tarz şiirde anlatım tekniğinin yanında anlamsal kırılmalar da söz konusudur. Fransız filozof Jacques Derrida’nın dekonstrüktivizm felsefesinden de yola çıkılarak anlatım ve anlam, obje ile suje arasındaki “geleneksel” bağlar yeniden inşa edilmeye çalışılır. Deneysel şiir, görsel şiir ve ses şiir gibi alt türleri de içerir. Türk edebiyatında deneysel şiir gelişimine 19. yüzyıl Fransız şiiri ve 20. yüzyılda özellikle Fransa’dan Orta Avrupa’ya yayılmış olan devrimci edebiyat kaynaklık etmiştir. Deneysel şiirin Türk edebiyatındaki örnekleri arasında Arif Dino’nun Düş ve Uykusuzluk, Asaf Halet Çelebi’nin Kitaplar, Nâzım Hikmet’in Kızkapan Oğlu Vehpi ve Çocuk Muhittine Dair, Seyhan Kurt’un Hüznün Sözyitimleri, Efe Murat Balıkçıoğlu’nun Sistem, Yusuf Bal’ın Müberra, Revan ve Ölmeyen Ölülerin Vedasında şiirleri sayılabilir. Deneysel şiir, okuyucuya alışılmışın dışında bir deneyim sunar ve şiirin sınırlarını genişletir.