Türkiye’nin Yunanistan, Ermenistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkileri, tarihsel, siyasi, ekonomik ve askeri açılardan karmaşık ve gergin bir nitelik taşımaktadır. Bu üç ülke, Türkiye’ye karşı ortak bir cephe oluşturmakta ve Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası alandaki çıkarlarını engellemeye çalışmaktadır. Bu ilişkilerin temel sorun alanları şunlardır:
-
Kıbrıs sorunu: Türkiye, 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıs Adası’nın kuzeyindeki Türk toplumunu Rum saldırılarından korumuş ve 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kurulmasını desteklemiştir. Türkiye, KKTC’nin bağımsızlığını tanıyan tek ülke olup, adada iki devletli bir çözümü savunmaktadır. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise adanın tamamının Rum yönetimine geçmesini istemekte ve Türkiye’nin adadaki askeri varlığını işgal olarak nitelendirmektedir. Ermenistan da Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile dayanışma içinde olup, Türkiye’nin adadaki haklarını tanımamaktadır. Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini de olumsuz etkilemektedir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2004 yılında AB’ye tam üye olmuş ve Türkiye’nin AB üyeliğine karşı veto hakkını kullanmaktadır.
-
Ege sorunu: Türkiye ve Yunanistan arasında Ege Denizi’nde egemenlik haklarına ilişkin anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Bu anlaşmazlıklar, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR hattı, adaların silahlandırılması, adaların statüsü, kayalıklar ve adacıklar gibi konuları kapsamaktadır. Türkiye ve Yunanistan, Ege sorununu uluslararası hukuk çerçevesinde diyalog yoluyla çözmeye çalışmaktadır. Ancak zaman zaman iki ülke arasında gerginlikler yaşanmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Ermenistan da Ege sorununda Yunanistan’ın yanında yer almaktadır.
-
Ermeni iddiaları: Ermenistan, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan olayları soykırım olarak tanımlamakta ve Türkiye’den tazminat ve toprak talep etmektedir. Türkiye ise bu iddiaları reddetmekte ve olayların birinci dünya savaşı koşullarında yaşanan karşılıklı acılar olduğunu savunmaktadır. Türkiye ve Ermenistan arasında 2009 yılında imzalanan protokollerle ilişkilerin normalleştirilmesi girişimi başarısız olmuştur. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de Ermeni iddialarını desteklemekte ve Türkiye’ye baskı yapmaktadır .
Bu sorun alanlarının yanı sıra, Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrar için yürüttüğü faaliyetler de Yunanistan, Ermenistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından eleştirilmektedir. Türkiye’nin Suriye, Irak, Libya, Azerbaycan, Doğu Akdeniz ve Balkanlar gibi bölgelerdeki rolü, bu üç ülke tarafından tehdit olarak algılanmaktadır. Türkiye, bu ülkelerle ilişkilerini geliştirmek için çeşitli girişimlerde bulunmuş, ancak karşılıklı güven eksikliği ve siyasi irade yetersizliği nedeniyle istenen sonuçlar alınamamıştır. Türkiye, Yunanistan, Ermenistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ilişkilerinde, uluslararası hukuka, iyi komşuluk ilişkilerine, diyalog ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım benimsemektedir. Türkiye, bu ülkelerle olan sorunlarının çözümü için masaya oturmaya hazır olduğunu belirtmektedir. Ancak bu ülkelerin de Türkiye’nin hak ve çıkarlarını gözetmesi ve yapıcı bir tutum sergilemesi gerekmektedir .