Ribat, İslam devletlerinin kara ve deniz sınırlarındaki, önemli noktalarda bulunan sınır karakolu niteliğinde müstahkem yapılar olarak tanımlanabilir. Arapça olan ribat; “bağlamak, sağlamlaştırmak, sağlam yürekli olmak, sabretmek, işe azimle devam etmek, kuvvet vermek” manalarına gelir. Ribatlar, ilk olarak cihad amacıyla kullanılmıştır. Müslümanların İslamiyeti yayma ve düşman saldırılarından korunma müessesesi olmuştur. Ribatlar, aynı zamanda ilim ve ibadet merkezleri olarak da işlev görmüştür. Ribatlarda oturan evliya zatlar, mücahit gazilere ilim ve edep öğretip, cihad ruhunu ayakta tutmuşlardır. Ribatlar, zamanla daha fonksiyonel yapılar haline gelmiştir. Bazen bir kervansaray, bazen bir tekke veya medrese, bazen de kadınlar için sığınma evi olmuştur. Ribatlar, İslam devletleri, Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti tarafından inşa edilerek kullanılmıştır.