Peygamberler, Allah’tan (c.c.) gelen vahiyleri insanlara tebliğ ederken çeşitli zorluklarla karşılaşmışlardır. Bu zorluklar arasında kavimlerinin inkârı, alayı, işkencesi, tehdidi, savaşı ve boykotu sayılabilir.
Peygamberler, bu zorluklarla nasıl mücadele etmişlerdir?
-
Peygamberler, Allah’tan aldıkları vahyi doğru bir şekilde tebliğ etmeye devam etmişlerdir. Onlar, kavimlerinin baskı ve engellemelerine rağmen Allah’ın mesajını eksiksiz ve değişmeden sunmuşlardır.
-
Peygamberler, kavimlerine akıl ve hikmetle davranmışlardır. Onlar, insanları iyiliğe davet edip kötülükten sakındırmışlardır. Ayrıca, onlara inanç esaslarını, ibadet şekillerini, dinî hükümleri ve güzel ahlâk ilkelerini öğretmişlerdir.
-
Peygamberler, kavimlerine mucizeler göstererek peygamber olduklarını ispatlamışlardır. Onlar, Allah’ın izniyle ölüleri diriltmiş, hastaları iyileştirmiş, denizi yarmış, ateşe girmiş, demir parçalamış, ağaçtan konuşmuş, kuş ve cinlere emretmiş, ayı ikiye bölmüş, suyu çoğaltmış ve daha birçok harika iş yapmışlardır.
-
Peygamberler, kavimlerine Allah’ın emirlerini yapanları cennetle müjdelemiş, yapmayanları ise cehennem azabı ile uyarmışlardır. Onlar, insanlara ahiret hayatını, hesap gününü, sırat köprüsünü, cennet ve cehennemi anlatmışlardır.
-
Peygamberler, kavimlerine karşı sabır ve tevekkül göstermişlerdir. Onlar, Allah’tan yardım ve zafer beklemişler, O’na güvenip dayanmışlardır. Ayrıca, onlar, kavimlerine karşı merhametli ve affedici olmuşlardır. Onlara karşı kötülükle değil, iyilikle muamele etmişlerdir.
Örnek olarak, Hz. Muhammed (s.a.s.) İslam’ı yayarken Mekke müşriklerinin şiddetli muhalefetiyle karşılaşmıştır. Onlar, peygamber efendimize büyücü, deli, yalancı dediler, onu alaya aldılar, işkence ettiler, öldürmeye kalktılar, savaş açtılar, boykot uyguladılar. Peygamber efendimiz, bu zorluklara karşı Allah’a yönelerek dua etmiş, sabır ve tevekkül göstermiş, kavmini akıl ve hikmetle davet etmiş, onlara mucizeler göstermiş, ahireti hatırlatmış, merhametli ve affedici olmuştur. Allah’ın yardımıyla, peygamber efendimiz İslam’ı Mekke’den Medine’ye, oradan da bütün dünyaya yaymıştır.