Hapşırmak, vücutta bulunan yabancı maddelerin dışarı atılmasını sağlayan doğal bir mekanizmadır; ciğerleri ve diğer organları bulaşıcı maddelerden korur. Hapşırma, burnu kaplayan hücre tabakası, yani solunum yolu epitelinin rahatsız olarak üçlü kafatası sinirlerinin ucunu tetiklemesi, buradan da beyne hapşırma refleksini başlatması için mesaj vermesiyle olur.
Hapşırmanın sebepleri arasında nezle, alerjenler (polen veya evcil hayvanların deri döküntüleri), fiziksel rahatsızlık veren etkenler (sigara dumanı veya çevre kirliliği), çevresel etkenler (toz, pas, küf), soğuk hava veya parlak gün ışığı gibi birçok etken bulunabilir.
Hapşırma refleksi, göz kapaklarından vücuttaki tüm delikleri çevreleyen kaslara kadar vücuttaki kasların tümünü tetikler. Ancak gözlerimizi neden kapattığımız henüz açıklanmış değil. Bu durum sinir sistemimizin yapısıyla alakalı olabileceği gibi vücudun, burunsal geçitleri korumakla gözleri korumak arasında kurduğu bir bağ da söz konusu olabilir.
Bazen hapşırmanın, ilk etapta hapşırmanıza neden olan şeyden kurtulmak için yeterince güçlü olmadığı düşünülmektedir. Burnunuzun tahriş edici maddeyi dışarı atması için birkaç kez geçmesi gerekebilir. Aynı zamanda alerjilerin ve devam eden iltihaplanmanın bir sonucu olabilir, bu da birden fazla kez hapşırmanız gerektiği anlamına gelir.