İbn-i Haldun’un bu ifadesi, devletin iki temel unsurunun, yani askeri (seyfiye) ve idari/bürokratik (kalemiye) yapıların önemini vurgulamaktadır.
Seyfiye, devletin güvenliğini ve düzenini sağlamak için gereklidir. İlk kuruluş ve hazırlık aşamasında, bir devletin varlığını sürdürebilmesi ve kendini savunabilmesi için güçlü bir askeri yapıya ihtiyaç duyduğu doğrudur.
Öte yandan, kalemiye sınıfı da devletin işleyişinde kritik bir rol oynar. İdari ve mülki teşkilatlar, devletin düzenli bir şekilde işlemesini sağlar, hukuki süreçleri yönetir ve kamu hizmetlerinin sunulmasını mümkün kılar.
Sonuç olarak, her iki sınıfın da kendi alanlarında önemli rolleri vardır ve bir devletin etkin bir şekilde işleyebilmesi için bu iki unsurun dengeli bir şekilde işlemesi gerekmektedir. İbn-i Haldun’un bu görüşü, devlet yönetiminin karmaşıklığını ve çeşitli unsurların bir arada çalışmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.