Jomo Kenyatta’nın bu sözü, Avrupalı devletlerin Afrika’daki asimilasyon faaliyetlerinin etkilerini ve sonuçlarını özetlemektedir. 19. yüzyılın sonlarında, Avrupalı güçler, Berlin Konferansları (1884-1885) sırasında belirlenen kriterlere ve anlaşmalara göre Afrika’yı bölmüş ve sömürgeleştirmiştir. Bu süreç, Afrika’nın ekonomik, politik ve sosyo-kültürel yapısını derinden etkilemiştir.
Avrupalı devletler, “uygarlık” adı altında kendi değerlerini Afrika kültürüne dayatmıştır. Bu, Afrika’nın ekonomik sömürü, politik-militarist hakimiyet ve sosyo-kültürel boyunduruk altına alınması anlamına gelmiştir. Bu süreç, Afrika’nın kendi kültürel kimliğini ve gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir.
Kenyatta’nın ifade ettiği gibi, bu süreçte Afrika toprakları Avrupalı devletlerin kontrolüne geçmiş, Afrikalılar ise Avrupalıların değerlerini ve inançlarını benimsemeye zorlanmıştır. Ancak, bu süreç aynı zamanda Afrika’nın kendi kimliğini ve bağımsızlığını arama mücadelesini de doğurmuştur.
Sonuç olarak, Avrupalı devletlerin Afrika’ya yönelik asimilasyon faaliyetleri, hem Afrika’nın tarihini hem de bugünkü durumunu şekillendiren önemli bir faktördür. Bu nedenle, Afrika’nın geleceğini anlamak ve şekillendirmek için bu tarihi sürecin dikkate alınması gerekmektedir.