Âl-i İmrân suresi, 134-135. ayetlerinde bahsedilen takva sahipleri, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayan, öfkelerini yenen ve insanları affeden kişilerdir. Allah, bu tür güzel davranışlarda bulunanları sever.
Bu ayetler aynı zamanda, bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tövbe istiğfar eden kişileri de anlatır. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bu kişiler, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.
Bu ayetler, İslâm ahlâkının bir özeti olarak görülebilir. Burada belirtilen ahlâkî nitelikleri kazananlara verilecek mükâfatlar bildirilmekte ve müslümanlar bu yöne yönlendirilmektedir. İslâm’da ideal ahlâk tipi olan “takvâ sahibi (müttaki) insan”ın temel ahlâkî nitelikleri sayılmaktadır. Bunlar her durumda cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanları bağışlamak, kendi hatasını kabul etmek ve bundan vazgeçmek gibi niteliklerdir. Bu vasıflar, ancak ihtirasları ve bencil duyguları karşısında hürriyetine kavuşmuş üstün ruhların erdemleridir.