Zilzâl, Âdiyât ve Kâri’a sureleri, kıyamet günü meydana gelecek dehşetli olayları anlatan Mekkî surelerdir. Zilzâl, “şiddetli sarsıntı, deprem” anlamına gelir. Âdiyât, “koşan atlar” anlamına gelir. Kâri’a, “çarpıcı, şiddetli vurucu” anlamına gelir. Bu surelerde, yerin sarsılması, dağların toz olması, insanların dağılması, amellerin tartılması, zerre kadar iyilik ve kötülüğün karşılığının görülmesi gibi konular işlenir. Bu sureler, insanları kıyamet gününe ve ahiret hayatına hazırlamak, onlara iman ve amel konusunda uyarıda bulunmak, Allah’ın azamet ve adaletini hatırlatmak amacıyla indirilmiştir.
Ahiret hayatının aşamaları ise şunlardır:
-
Kabir hayatı: İnsanın ölümüyle başlayan ve kıyamet kopuncaya kadar devam eden ara dönemdir. Bu dönemde insanlar, Münker ve Nekir adlı iki melek tarafından sorguya çekilirler. İmanlı olanlar kabirde huzur ve rahatlık, imansız olanlar ise azap ve sıkıntı yaşarlar.
-
Sûr’a üfürülmesi: Kıyametin kopması ve insanların yeniden diriltilmesi için iki defa sûr’a üfürülür. Birinci üfürüşte bütün canlılar ölür, ikinci üfürüşte ise yeniden dirilirler.
-
Haşr ve mahşer: İnsanların yeniden dirilip toplanacakları yerdir. Burada insanlar, Allah’ın huzurunda hesap vermek için beklerler. Bu dönemde insanlar, çıplak, yalınayak, ter içinde ve korku dolu bir halde olurlar.
-
Amel defterlerinin dağıtılması: İnsanların dünyada yaptıkları her şeyin kaydedildiği defterler, sağdan veya soldan verilir. Sağından alanlar kurtuluşa erer, solundan alanlar ise helâke gider.
-
Hesap günü ve sorular: İnsanlar, Allah tarafından yaptıkları işlerden sorumlu tutulurlar. Bazıları hesapsız olarak cennete girer, bazıları da hesap verip sonra cennete veya cehenneme gider. Allah, insanlara nimetlerden, ömürlerden, ilimden, mal ve mülkten, ibadetlerden, zekât ve sadakalardan, kul haklarından ve diğer konulardan sorar.
-
Mizan: Amellerin tartıldığı terazidir. Mizanda iyilikler ağır, kötülükler hafif gelir. Mizanda sevapları ağır gelenler cennete, günahları ağır gelenler cehenneme gider.
-
Sırat: Cennet ile cehennem arasında kurulan köprüdür. İnsanlar, sırat üzerinden geçerken cennetlikler kolayca, cehennemlikler ise zorlukla veya hiç geçemezler. Sırat, kılıçtan keskin, saçtan incedir.
-
Şefaat: Allah’ın izniyle peygamberlerin, meleklerin, sâlih kulların ve şehitlerin, günahkâr müminler için Allah’tan af ve bağış dilemeleridir. Şefaat, Allah’ın rahmetinin bir tezahürüdür. Şefaat edenlerin en büyüğü Hz. Muhammed’dir.