İman esaslarına inanmak, bir kişinin hayatını ve davranışlarını çok yönlü bir şekilde etkiler. İman, insanın Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanmasıdır. Bu inançlar, insanın ahlaki değerleri, sosyal sorumluluk anlayışı, adalet duygusu, kişisel disiplini, hoşgörü ve saygısı, bilgi arayışı, aile değerleri gibi temel alanlarda şekillenmesine neden olur.
İman, insanın hayatın anlamını, amacını ve değerini kavramasını sağlar. İman eden insan, hayatın bir imtihan, karşılaştığı sıkıntıların da bu imtihanın bir parçası olduğuna inanır ve bu noktada sıkıntılara göğüs germeyi, acı veren durumlara karşı sabretmeyi, hayatın zorluklarına karşı mücadele etmeyi temel karakteri haline getirir.
İman, insanın zorluklara ve güçlüklere karşı dayanıklı olmasını sağlar. İnsana çalışma, yaşama ve başarma gücü verir. İnsan, hayata inançla başlar ve onunla değer kazanır. Çünkü inancı olan kişi, bu inancının gereği olarak kendisine ve birlikte yaşadığı insanlara faydalı olur.
İman, insanın Allah’ın emir ve yasaklarına uymasını, O’na bağlanmasını, O’ndan yardım beklemesini, O’na güvenmesini, O’ndan korkmasını ve O’na şükretmesini gerektirir. Bu da insanın hayatını düzenler, huzur ve mutluluk verir, kötülüklerden uzaklaştırır, maddeye kul olmaktan kurtarır, gerçek şahsiyet kazandırır.
İman, insanın hem dünyada hem de ahirette saadete ulaşmasının yoludur. İman eden insan, dünyada Allah’ın rızasını kazanmaya çalışır, ahirette de O’nun cennetine girmeyi umar. İman, insanı sonsuz hayata hazırlar, ölümden sonra dirilmeyi, hesap verip mükafat veya ceza görmeyi kabul eder.