Materyalizm, varlığın temelinde madde olduğunu ve madde dışında hiçbir gerçekliğin olmadığını savunan bir felsefi akımdır. Materyalistler, evrenin ve canlıların, yaratıcı bir güç olmaksızın, tesadüfi ve doğal süreçler sonucunda ortaya çıktığını iddia ederler.
Ancak bu iddia, hem mantık hem de bilim açısından pek çok sorunu beraberinde getirir. Örneğin, madde nasıl kendi başına var olabilir? Maddenin ezeli ve ebedi olduğunu söylemek, Allah’ın (cc) sıfatlarını maddeye vermek demek değil midir? Maddenin cansız ve hareketsiz durumdan canlı bir organizmaya dönüşmesi, nasıl açıklanabilir? Canlıların karmaşık ve düzenli yapıları, nasıl tesadüfen oluşabilir? Evrenin ve canlıların, bir plan, amaç ve hikmete göre yaratıldığını gösteren pek çok delil varken, bunları nasıl görmezden gelebiliriz?
Bu sorulara tatmin edici cevaplar vermek, materyalizmin imkansızlığını ortaya koyar. Aksine, varlığın temelinde, her şeyi yaratan, yaşatan, yöneten ve idare eden, ezelî ve ebedî, ilim, irade ve kudret sahibi, tek ve bir olan Allah’ın (cc) olduğunu kabul etmek, hem mantık hem de bilimle uyumludur. Allah’ın (cc) varlığına ve birliğine, evrenin ve canlıların yaratılışındaki delilleri göz önüne alarak, akıl yoluyla ulaşabiliriz. Ayrıca, Allah’ın (cc) bize gönderdiği vahiy yoluyla, yaratılış amacımızı, sorumluluklarımızı ve ahiret hayatımızı da öğrenebiliriz.