Felsefede varlıklar, somut / reel ve düşünsel / ideal olmak üzere ikiye ayrılır.
Reel Varlık: İnsan bilincine bağlı olmadan var olanlar. Gerçekte, nesnel olarak var olanlar: Gerçek varlık, gerçekliğini nesnelerden, olaylardan, kişilerden alan; belli bir zaman ve mekanda var olandır. Gerçekte var olanlar duyu organları ile algılanır. Örneğin, bir ağaç ya da bir taş reel varlıklara örnek olarak verilebilir.
İdeal Varlık: İnsanların zihinlerinde oluşturdukları kavramlardır. Duyular aleminde, herhangi bir karşılığı olmayan, ancak zihninde tasavvur ya da hayal edilen varlıklara ideal varlık denir. Platon’a göre, sadece ideal varlıklar gerçektir. Örneğin, Tanrı ve Melekler ideal varlığa örnek olarak gösterilebilir.
Platon ideal ve reel varlık arasındaki farkı mağara alegorisi ile açıklar. Bir mağaranın duvarlarına vuran gölgeler, reel varlıklardır. O gölgelerin duvara yansımasını sağlayan güneş ise, ideal varlık olarak tanımlanır.