114 kez görüntülendi
Peygamberimizin Hayatı kategorisinde tarafından
Ziyad b. Haris, Yemen’in Suda kabilesindendi. Resulullah’a (s.a.v.) gelerek biat etmiş, Hz. Peygamber’in kendi kabilesine karşı savaşmak üzere bir ordu göndermek istediğini öğrenmişti. Ordunun gönderilmesine engel olmak amacıyla “Ey Allah’ın Resulü! Orduyu geri çevirirseniz ben onların hem Müslüman olmalarını hem de size itaat etmelerini sağlayabilirim.” dedi. Hz. Peygamber onun bu isteğini kabul etti. O da derhal akrabalarına bir mektup yazdı. Bir süre sonra, kabilesinden Medine’ye bir heyet geldi. Müslüman olduklarını ve itaat edeceklerini belirterek selam verdiler. Hz. Peygamber, Ziyad b. Haris’in bu girişiminden memnun bir şekilde “Ey Ziyad! Suda kabilesinde sözü dinlenen biri olduğun anlaşılıyor.” diyerek iltifat etti. Ziyad, “Allah onlara hidayeti nasip etti ve iyilikte bulundu.” cevabını verdi. Onun bu tavrını daha da beğenen Hz. Peygamber, “Seni onların başına yönetici yapayım mı?” diye sordu. Bunun üstüne Ziyad, memnuniyetle “Evet, beni onların yöneticisi yap.” dedi. Resulullah ile Ziyad arasında geçen bu olay, bir yolculuk esnasında gerçekleşmişti. Konakladıkları yerde bir şahıs gelerek Allah Resulü’nden bir şeyler istedi. Nebi de (s.a.v.), “Kim muhtaç olmadığı hâlde insanlardan bir şey isterse aldığı şey, ona baş ve karın ağrısı yapar!” buyurdu. Bu defa o şahıs, “Öyleyse bana zekâttan ver!” deyince Peygamberimiz (s.a.v.), “Allah, zekâtların kimlere verileceği hususunda ne bir peygambere ne de bir başkasına yetki verdi ve bizzat kendisi, onları sekiz kısma ayırdı. Eğer sen, onlardan birisi isen vereyim.” buyurdu. Hz. Peygamber ile bu şahıs arasındaki konuşmayı dinleyen ve maddi durumu iyi olan Ziyad, duyduğu bu sözlerden çok etkilendi. Düşündü, taşındı ve sabah olunca Allah Resulü’nün yanına varıp hem yöneticilikten hem de zekât almaktan vazgeçtiğini belirtti. (Ebu Dâvûd, Zekât, 24; Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, C 5, s. 262.) Yukarıdaki metinden hareketle Hz. Peygamber’in yönetim ilkeleri nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Hz. Peygamber’in yönetim ilkeleri, İslam toplumunun yönetiminde adalet, şeffaflık, hoşgörü, dürüstlük ve istişare gibi temel prensipleri içerir. Aşağıda bu ilkeleri açıklamak istiyorum:

  1. Adalet: Hz. Peygamber, yönetimde adaleti temel ilke olarak benimsemiştir. Adalet, herkese eşit davranmak, hakkaniyetli kararlar almak ve insanların haklarını korumak anlamına gelir.
  1. Şeffaflık: Yönetimde şeffaflık, karar alma süreçlerini açık ve anlaşılır bir şekilde yapmak demektir. Hz. Peygamber, toplumla iletişimde açık ve dürüst olmuş, insanların bilgi sahibi olmasını sağlamıştır.
  1. Hoşgörü: Hz. Peygamber, yönetimde hoşgörüyü teşvik etmiştir. Farklı görüşlere saygı göstermek, insanların özgürlüklerine saygı duymak ve hoşgörülü bir yaklaşım sergilemek önemlidir.
  1. Dürüstlük: Yönetici olarak Hz. Peygamber, dürüstlüğü ve güvenilirliği ön planda tutmuştur. İnsanlar arasında güven sağlamak için doğruluktan ayrılmamıştır.
  1. İstişare: Hz. Peygamber, yönetimde istişareyi vazgeçilmez bir ilke olarak görmüştür. Ashabıyla sık sık istişare ederek toplumun menfaatlerini gözetmiştir.

Bu ilkeler, Hz. Peygamber’in yönetim anlayışının temelini oluşturmuş ve İslam medeniyetinde de önemli bir yere sahip olmuştur. Arkadaşlarınızla bu konuyu paylaşarak daha fazla bilinçlenmelerini sağlayabilirsiniz.


Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...