İslam âlimlerinin haram maddelerle tedavi konusundaki yaklaşımı, farklı görüşlere sahiptir. Bazı âlimler, tedavinin meşru olduğunu, hatta bazı durumlarda vacip olduğunu savunurken, bazıları da tedaviye olumsuz yaklaşmış ve hastalığın Allah’ın takdiri olduğunu söylemiştir.
Tedavi olmanın caiz olduğunu kabul eden âlimler, haram maddelerle tedavi olmanın da zaruret halinde mübah olduğunu belirtmişlerdir. Zaruret, hayatı korumak veya büyük bir zarardan kurtulmak için gerekli olan şeydir. Zaruret, haramı helal kılar. Bu ilkeye dayanarak, başka yoldan tedavisi mümkün olmayan hastaların, haram ilaç ve maddelerle tedavi olmalarına izin verilmiştir.
Haram maddelerle tedavi olmanın caiz olduğu görüşünde olan âlimler, bunun şartlarını da belirlemişlerdir. Bu şartlar şunlardır:
-
Tedavi olmanın zaruret derecesinde gerekli olması.
-
Haram maddenin veya ilacın şifa vereceğinin kesin olarak bilinmesi veya meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen uzman bir doktor tarafından tavsiye edilmesi.
-
Haram maddenin veya ilacın, hastalığı gidermekten başka bir zarar veya günah doğurmaması.
-
Haram maddenin veya ilacın, hastalığın tedavisinde kullanılacak en son çare olması.
Haram maddelerle tedavi olmanın caiz olmadığını savunan âlimler ise, bunun Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı olduğunu, haramın şifa veremeyeceğini, aksine hastalığı artıracağını, tedavinin sadece helal yollarla yapılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
Haram maddelerle tedavi konusunda, kan, doku ve organ nakli gibi günümüzde gelişen tıbbi yöntemler de dikkate alınmıştır. Kan, doku ve organ naklinin, hayat kurtarmak veya büyük bir zararı önlemek için yapılması halinde, caiz olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır. Ancak bunun da birtakım şartlara bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu şartlar şunlardır:
-
Nakledilecek kan, doku veya organın, vericinin rızasıyla alınması.
-
Nakledilecek kan, doku veya organın, alıcıya uygun olması ve reddedilmemesi.
-
Nakledilecek kan, doku veya organın, vericiye veya alıcıya zarar vermemesi.
-
Nakledilecek kan, doku veya organın, insan onuruna uygun olması.