105 kez görüntülendi
Osmanlı Türkçesi kategorisinde tarafından

Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle duymuş, onlarla düşünmüş; birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerle sevmiş, bu kelimeleri tamamıyla millî  bir sanatla işleyip Türk yapmışsa evlatlar artık o kelimelere düşman kesilemezler.

Unutmamak lazımdır ki Türk dili, “Kendi Gök Kubbemiz” kitabını meydana getiren muhteşem şiirlerin söylendiği limandır. Bir dil; “Açık Deniz” gibi, “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” gibi, “Bir Tepeden”, “Itri”, “Vuslat” ve “Erenköy’ünde Bayram”lar gibi şiirler söyleyebiliyorsa bu dil hatta dünya ölçüsünde büyük lisan demektir.

Nihad Sami BANARLI

Bize Arapça ve Farsçayı zorla değil, seve seve ve binbir emek pahasına benimseten, bu dillerin kendisi değil, onların arkasında bulunan ve o devirde yüksek bilinen medeniyet olmuştur. Osmanlıcanın arkasında bin yıl içinde yaşamış medeniyet âlemi vardır. Türkçeye girmiş olan her yabancı kelime, atalarımızın kutsal bir değer verdikleri yüzlerce kitaptan aktarılmıştır. Bir gün Osmanlıca, kendi medeniyet çerçevesi içinde ilmî olarak incelendiği zaman her kelimenin ne vakit, kim tarafından, ne maksatla, hangi tesirler altında Türkçeye sokulduğunu öğrenebileceğiz... Bin yıllık mazisini bilmek (isteyen), mutlaka Osmanlıcayı öğrenmek mecburiyetindendir... Alain, modern olmak için, insanlık tarihini, kültür vasıtasıyla yeniden yaşamak lazım geldiğini söyler.

Bir milletin gençleri de hâlihazırın manasını anlamak için mazisini bilmelidir. “Bu eski eserler, bize ne öğretecek?” diye soruyorlar. Bin yıl, nasıl düşündüğümüzü, nasıl yaşadığımızı, nasıl hissettiğimizi... Bunu bilmek az şey midir? Bunu bilmeden bugünkü merhale nasıl anlaşılır ve değerlendirilir?

Bir millet, muhtelif safhalarını aşa aşa ilerler. İleri bir medeniyet safhasını gerektiren ve aydınlatan daha önceki safhalardır. Orta Çağ İslam-Türk medeniyetini tam manasıyla değerlendirmek için göçebe medeniyeti safhasını bilmek lazımdır. Oğuz Kağan Destanı ile Dede Korkut Kitabı’nı okuduktan sonra Yunus Emre veya Mevlâna gibi yeni kıymetlerin getirdiklerini çok iyi anlarız.

***

Ben Osmanlıcayı sadece eski eserleri anlamak bakımından değil, derin kültürün temelini teşkil edecek olan kitapların okunması için de faydalı ve lüzumlu görüyorum.

Prof. Dr. Mehmet KAPLAN

Mimarisi, musikisi, devlet yapısı, sayısız kıymetleri ile iftihar ettiğimiz bir devrenin dili, yazma ve matbu literatürüyle henüz yeteri kadar incelenmemiş; işlenmemiş, idrak edilmemiştir. İslami dönem Türk kültürüne ait din, edebiyat, tarih, bilim, insan ve toplum üzerine yapılacak bütün çalışmalar Osmanlı Türkçesinden bağımsız vücut bulamaz.

Prof. Dr. Mustafa KOÇ-Doç. Dr. Mehmet M. TULUM

Yukarıdaki paragraflarda dile getirilenlerden hareketle Osmanlı Türkçesiyle ilgili ne gibi çıkarımlar yapılabilir? Görüşlerinizi, sözlü olarak ifade ediniz.


1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Yukarıdaki paragraflardan hareketle Osmanlı Türkçesi hakkında şu çıkarımları yapabiliriz:

  • Kültürel Miras ve Kimlik: Osmanlı Türkçesi, bir milletin kültürel mirasını ve kimliğini taşıyan, ataların deneyimlerini, duygularını ve düşüncelerini aktaran bir dil olarak önemlidir. Bu dil, geçmişten gelen bir sanatı ve sevgiyi yansıtır.
  • Edebiyat ve Sanatın İfadesi: Türk dili, Nihad Sami Banarlı’nın belirttiği gibi, muhteşem şiirlerin ve edebi eserlerin ifade edildiği bir lisan olarak kabul edilir. Bu dilin estetik ve sanatsal değeri, dünya ölçeğinde büyük bir lisan olmasını sağlar.
  • Medeniyetin Taşıyıcısı: Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça gibi dillerin arkasında bulunan yüksek medeniyetin bir yansımasıdır. Bu dillerin medeniyetimizi zenginleştiren unsurları, Osmanlı Türkçesi aracılığıyla Türkçeye aktarılmıştır.
  • Dilin Evrimi ve Tarihi: Osmanlı Türkçesi, bin yıllık bir medeniyet âleminin yaşadığı dönemleri kapsar ve bu dilin ilmî incelemesi, her kelimenin tarihini ve Türkçeye giriş sürecini aydınlatabilir.
  • Geçmişi Anlama ve Bugünü Değerlendirme: Geçmişin eserlerini ve dili anlamak, bugünkü durumu anlamak ve değerlendirmek için gereklidir. Bir milletin gençleri, hâlihazırın manasını anlamak için mazisini bilmelidir.
  • Medeniyetin Gelişimi: Osmanlı Türkçesi, medeniyetin farklı safhalarını anlamak ve değerlendirmek için bir araçtır. Önceki medeniyet safhalarını aydınlatan bir dil olarak, ileri bir medeniyet safhasına ulaşmada önemli bir rol oynar.
  • Eğitim ve Araştırma: Osmanlı Türkçesi, derin kültürün temelini oluşturan kitapların okunması için faydalı ve lüzumlu bir dildir. Eski eserleri anlamak ve kültürel temelleri sağlamak için bu dili öğrenmek önemlidir.
  • Kapsamlı İncelemenin Gerekliliği: Osmanlı Türkçesi, mimarisi, musikisi, devlet yapısı gibi birçok alanda iftihar edilen bir dönemin dili olarak henüz yeterince incelenmemiş ve idrak edilmemiştir. İslami dönem Türk kültürüne ait çalışmaların bu dilden bağımsız olarak yapılamayacağı vurgulanmaktadır.

Bu çıkarımlar, Osmanlı Türkçesinin sadece bir iletişim aracı olmanın ötesinde, bir medeniyetin maddi ve manevi varlığını şekillendiren ve gelecek kuşaklara aktaran değerli bir hazine olduğunu göstermektedir. Bu dilin öğrenilmesi ve incelenmesi, kültür ve medeniyetimizin daha iyi anlaşılması ve değerlendirilmesi için hayati öneme sahiptir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...