Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede? Sen gel de Kağızmanlı Hıfzı’nın ağıtını unut:
“Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
Uzatsam elimi tutamaz mısın?
Ses ver telli turnam kolların hani?”
Bundan elli yıl önce işlenmiş mezar taşlarının, daha eskilerin, müzelerde rahatça yer alacak taşların bugün ne hâlde olduğunu biliyor musunuz? Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir kadir kıymet bilmezlik örneğine rastlayan varsa parmak kaldırsın. On yıldır bitmeyen stadyumun kuyruk sokumunda, Salı Pazarı’nın kurulduğu alanın yanı başında mezar taşları vardır. Bunların ortasından geçen yol buğday tarlasına dalan tırpan misali taşları silip süpürmüştür.
Hangi kitaba sığar bu?
Siz bu dolaylarda toprağa batmış, diri diri gömülmüş, silinmeye yüz tutmuş, paramparça taşları görmedikçe ne desem nafile. Ama şunu bağıra bağıra söylemek istiyorum:
Geçmişine böylesine boş veren bir millet gelecekten ne bekleyebilir?
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
• Bu parçada yazar neden yakınmaktadır? Belirtiniz.
• Parçada anlatılanlardan yola çıkarak Osmanlı Türkçesiyle yazılmış kültür varlıklarına ilişkin hangi sonuçlara ulaşabiliriz?