Fenomenolojik kurama göre insanın doğası, kişinin kendi benliğini ve çevresini kendine özgü bir biçimde anlaması ve algılaması yoluyla şekillenir. Bu kuram, insanın benliğinin ortaya çıktığı ve önde olduğu bir yaklaşım olarak bilinir. İnsan doğası, bu kurama göre, benlik saygısı etrafında gelişir ve benlik saygısı, benlik kaygısı ile birlikte bireyin bireysel ve toplumsal sorumluluklarını da içerir.
Fenomenolojik kuram, insanın doğasını, onun kendi deneyimlerinin bilincinde olması ve bu deneyimlerin anlamını kendi perspektifinden yorumlaması üzerinden tanımlar. Böylece, her bireyin dünyayı ve kendini algılama biçimi benzersizdir ve bu algılamalar, onların gerçekliğini oluşturur. İnsanın doğası, bu kurama göre, sürekli bir kendini anlama ve yorumlama sürecidir ve bu süreçte benlik saygısı, kişisel kimlik ve özgürlük önemli rol oynar.
Bu kuram, bireyin toplumsal hayatta psikolojik bir etkiyle yaşamasını ve benliğinin öne çıkarılmasının benlik saygısı ve kaygısı ile doğrudan ilişkili olduğunu vurgular. Fenomenoloji, bireyin kendi deneyimlerini ve bu deneyimlerin anlamını keşfetme sürecine odaklanır ve sosyolojik bir kuram olarak da değerlendirilir.