Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru kelimeyi/kelimeleri yazınız.
Söylev türünün Türk edebiyatındaki ilk örneği ................................ dir. Söylevler içerdiği konuya göre farklı isimler alır. Bunlardan politikacıların ulusal mecliste, geniş kapalı mekanlarda ya da açık alanlarda yaptıkları konuşmalara ................................; komutanların askerlere cesaret ve moral vermek için yaptıkları konuşmalara.................................; camilerde, dinsel amaçlı konuşmalara ..................................... denir.
Aşağıda numaralar ile verilen paragrafları, harf ile verilen düşünceyi geliştirme yolları ile eşleştirerek harfleri numaraların yanındaki yay ayraçların içine yazınız.
2. Paragraf
ı ( ) 1. Milliyet Sanat Dergisi’nde Atilla Özkırımlı iki haftadır TDK ödüllerini yazıyor. İki yazıyı da dikkatle okudum. Son sıralar eleştiri diyebileceğimiz yazılar, ortalığın dökümü gibi bir nitelik de kazandı. Özkırımlı’nın yazıları da böyle: Hem kazanan kitapların eleştirisi, hem de seçiciler kuruluna ilişkin haberlerin açıklanması.
( ) 2. Şiir, söylemekten ziyade bir susma işidir. İşte o sustuğum şeyleri hikâye ve romanlarımda anlatırım. Onun için mümkün olduğu kadar kapalı âlemler olmasını istediğim şiirlerimin anahtarlarını roman ve hikâyelerim verir.
( ) 3. Ahmet Hamdi Tanpınar bir yana, hiçbir yazarımız, zaman fikri ve zaman meselesi üstüne A. Şinasi Hisar kadar eğilmemiştir. “Maziyi artık hiç kimse değiştiremeyeceği için severiz.” diyen yazar, bütün eserlerinde “bir geçmiş zaman” peşindedir. Bütün yazı malzemesini, o bitimsiz hatıralar ülkesinden çıkarmıştır.
Düşünceyi Geliştirme Yolları
a) Tanımlama
b) Tanık gösterme
c) Karşılaştırma
C) Aşağıdaki açık uçlu soruların cevabını ilgili alana yazınız.
3. Askerler!
Milletin gözbebekleri, bin yokluk içinde en büyük varlığımız olan ey Türk askeri! Bu döğüş olur muydu, eğer sana inanmasalardı, sana güvenmeselerdi? Bu kurtuluş olur muydu, eğer ortada her zorluğu yenen gücünle sen olmasaydın? Cihan harbinden sonra Türk askeri kalmadı, tükendi dediler. Ümit azalmıştı. Dünyamız kararmıştı. Bir gün tekrar sen göründün. Sen tekrar göründüğün gün, ümit tekrar göründü. Gözlerimi bir yerden ovalara doğru uc vererek sessiz dalgalarla akıp geldiğini gördüğüm gün, gözlerim kapanıncaya kadar aklımdan çıkmayacaktır. O günden beri talihimiz yeni baştan bize döndü.
Ey Türk askeri! Dostun ve düşmanın, kim seni cenk yerinde gördü de sana hayran olmadı, sana gönül vermedi? Hangi sevgi senin kalbine girdi de yanan tutuşan bir aşk olmadı?
Okuduğunuz metinden hareketle söylev türüyle ilgili iki özellik yazınız.
.......................................................................................................................................