FAZLA BALKON
Balkonlar evlere fazla
balkonlar belki de kurulmazdı
kapıların açıldığı ırmaktan
şehir değil bahçeler aksa
Balkonlar gevezelik
balkonlar ısrar
Balkonlar evleri bıraksa
çocuklar eve dönse
hastalar güzel ölse
kendi vatanında ev
kendi yatağında hasta
Herkes balkonda unuttuğu
şiirini geri alsa
Kalsa kalsa
bana evlerden Behçet
balkonlardan Sezai
Haydar ERGÜLEN, Hafız ile Semender
METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME
1. Okuduğunuz şiirdeki “Balkonlar gevezelik/balkonlar ısrar” dizelerinde “balkon” kelimesine hangi anlamlar yüklenmiştir? Düşüncelerinizi sözlü olarak paylaşınız.
2. Söyleyici bu şiirinde, evlere ve apartmanlara balkonlar yapılmasının sebebi olarak neyi göstermektedir?
3. Okuduğunuz şiirde şair, balkonun modern yaşam tarzının getirdiği apartmanı “bırakmasıyla” hangi olumlu durumların gerçekleşeceğini düşünmektedir? Şiirdeki dizelerden örnekler vererek açıklayınız.
4. Şiirde söyleyici, şehir yaşamının içindeki bir insanın duygularını nasıl ifade etmektedir? Şiirden hareketle açıklayınız.
5. “Herkes balkonda unuttuğu/şiirini geri alsa” dizelerinde ifade edilen, herkesin balkonda unuttuğu şiir, birbirinden farklıdır. Size göre metinde “şiir” kelimesi imge olarak neyi ya da neleri çağrıştırmaktadır?
6. Okuduğunuz şiirin temasını bulunuz.
7. Şiirde ahenk hangi unsurlarla sağlanmıştır? Dizelerden örneklerle açıklayınız.
8. Şiirin sonunda Behçet Necatigil ve Sezai Karakoç’un şiirlerinin anılması, söyleyicinin hangi yönünü gösterir?
9. “Haydar Ergülen’in şiirlerinde gerçekçilik ve ironinin özellikleri dikkat çeker.” ifadesinin okuduğunuz metindeki yansımalarını gösteriniz.
DİL BİLGİSİ
1. Aşağıdaki dizelerde geçen altı çizili kelime ve kelime grubunun dizelere kattığı anlamı söyleyiniz.
• balkonlar belki de kurulmazdı
• Kalsa kalsa/bana evlerden Behçet/balkonlardan Sezai
2. Aşağıdaki parçada yazımı yanlış olan kelimeleri bulunuz. Bulduğunuz kelimelerin altını çiziniz.
Çiğdemden sonra gök renginde ki elbisesiyle yeni açmış sünbül görünür; gözleri yaşlı, saçları dağınık, hali perişandır. Güzel kokusundan sarhoşa dönen şair, ona bu gönül kapan kokuyu nereden, hangi attardan aldığını sorar. Sünbülün verdiği cevapda çiğdemin cevabına benzemekdedir.
Önceleri ezel bağında henüz açılmadık bir gonca olan ve güzel kokusunu sevgilinin rüzgarından alan sünbül, bu sürekli bahar ülkesinden, çiğdem gibi, hicran sahiline atılmışdır.