Bu ifade, şiirin hem tarihsel bir sürekliliğe sahip olduğunu hem de her dönemde yeniden şekillenebilen, güncel ve taze kalabilen bir sanat formu olduğunu vurgular. Şiir, insanlık tarihi kadar eski olmasına rağmen, her yeni şair ve her yeni şiirle birlikte kendini yeniden yaratır ve güncel kalır. Bu söz, şiirin zamanın ötesinde bir değere sahip olduğunu ve aynı zamanda her daim genç ve dinamik kaldığını ifade eder. Şiirin, kökleri mazide olan bir geleneği temsil ettiği gibi, sürekli değişim ve yenilik içinde olan bir yaratıcılık akışını da simgelediğini anlarız. Bu, şiirin hem derin bir geçmişe sahip olduğunu hem de her an yeni bir başlangıç yapabilecek potansiyele sahip olduğunu gösterir. Şiir, insan deneyiminin ve duyguların ifadesi olarak, daima güncelliğini korur ve her dönemde insanlar tarafından yeni yollarla keşfedilir ve ifade edilir.