Cemal Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman” adlı yazısında dile getirdiği görüşler, İkinci Yeni’nin temel ilkeleriyle paralellik göstermektedir. Süreya, çağdaş şairlerin kelimeleri sarsarak, yerlerinden ve anlamlarından uğratarak yeni anlam katmanları yarattıklarını belirtir. Bu, İkinci Yeni’nin de dilin alışılmış kalıplarını yıkma ve yeni çağrışımlar yaratma eğilimiyle örtüşür.
Süreya, folklora ve halk deyimlerine fazlasıyla yer veren şairlerin kısırlaştığını, çünkü bu unsurların şiirin entelektüel niteliğini taşıyamayacak kadar donuk ve tek yönlü olduğunu savunur. İkinci Yeni şairleri de geleneksel öğelerden uzaklaşarak, bireysel ve içsel bir şiir anlayışını benimsemişlerdir. Onlar için önemli olan, kelimeler arasında kurulacak yeni bağlantılar ve çağrışımlardır.
Süreya’nın eleştirdiği halk deyimlerinin sabit ve değişmezliği, İkinci Yeni’nin değişim ve yenilik arayışıyla çelişir. İkinci Yeni şairleri, dilin sınırlarını zorlayarak, anlamın çok katmanlı ve kapalı olmasını savunurlar. Bu, Süreya’nın kelimelerin meydana getireceği şiirlerle, mısraları hep şarkı mısralarından meydana gelen şiirler arasında büyük bir ayrılık görememesi eleştirisine karşılık gelir.
Sonuç olarak, Cemal Süreya’nın görüşleri, İkinci Yeni’nin ilkeleriyle uyum içindedir. Her ikisi de dilin yeniden yapılandırılmasını, geleneksel kalıpların kırılmasını ve şiirde yeni imge ve anlam alanlarının keşfedilmesini vurgular. Süreya’nın eleştirileri, İkinci Yeni’nin deneysel ve yenilikçi doğasını daha da pekiştiren bir bakış açısı sunar.