Bulunduğum ortamdan sıkıldığım zaman hayal ettiğim mekân, genellikle huzur verici ve sakin bir yer olur. Gözümde canlanan bu mekân şöyle olabilir:
Denizin Yanında Bir Sahil Kasabası:
-
Masmavi bir gökyüzü altında, altın sarısı kumsallar uzanır.
-
Yumuşak dalgaların kıyıya vurduğu, denizin tuzlu kokusu ile dolu bir sahil.
-
Renkli çiçeklerle bezeli dar sokaklarında yavaşça yürünen, taş evlerin sıralandığı bir kasaba.
-
Küçük kafelerde oturup, kahve eşliğinde kitap okuyabileceğim bir yer.
-
Gün batımında, gökyüzünün kızıl ve turuncu tonlarına bürünmüş bir manzara.
Dağların Arasında Bir Orman Evi:
-
Yemyeşil ağaçların arasında, kuş cıvıltılarıyla uyanabileceğim bir orman evi.
-
Serin havası ve sessizliği ile insanı dinlendiren, doğanın içinde bir kaçış noktası.
-
Yürüyüş yolları ve şelalelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir cennet.
-
Geceleri, gökyüzünde parlayan yıldızları izleyebileceğim bir balkon.
Herkesin hayalindeki mekân farklıdır, ancak genellikle bu tür hayaller, günlük hayatın stresinden ve karmaşasından uzaklaşmak için sakin ve huzurlu bir sığınak arayışını yansıtır