Nükleik asitlerin keşfi, bir dizi bilim insanının katkılarıyla gerçekleşmiştir. İşte bu süreçte önemli rol oynayan bazı bilim insanları ve yaptıkları çalışmalar:
-
Friedrich Miescher (Firedrik Mişer): 1869 yılında balık spermi ve akyuvar hücrelerinde yapmış olduğu çalışmalar sonucunda nükleik asitlerin keşfini yapmıştır. Araştırmalarında hücre çekirdekleri içinde daha önce rastlanılmamış; C, H, O, N ve P içeren asit özelliğinde moleküllere rastlamış ve bunlara çekirdek asidi anlamına gelen nükleik asit adını vermiştir.
-
Frederick Griffith (Frederik Grifth): 1928 yılında Streptococcus pneumoniae (Streptokokus pnömoni) bakterisinin iki suşunu kullanarak DNA’nın genetik madde olduğunu kanıtlayan deney yapmıştır.
-
Oswald Avery (Osvıld Eviry), Colin MacLeod (Kolin Meklod) ve Maclyn McCarty (Maklin Mekkarti): Griffith’in deneyi sonucunda transformasyona neden olan maddenin teşhisini yapacakları araştırmayı yapmışlar ve DNA’yı keşfetmişlerdir.
-
Alfred Hershey (Alfrıd Hörşi) ve Martha Chase (Marta Çeys): 1952 yılında konak olarak Escherichia coli (Eşerişa koli) bakterisi ve bu bakterinin içinde çoğalabilen T2 bakteriyofajını kullanarak genetik materyalin DNA olduğunu kanıtlayan deney yapmışlardır.
Bu bilim insanlarının çalışmaları, genetik bilginin taşınmasında önemli bir rol oynayan DNA’nın keşfinde kritik bir rol oynamıştır.