78 kez görüntülendi
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kategorisinde tarafından

Madde 22 (Versay Antlaşması)

Son savaşın bir sonucu olarak daha önce kendilerini yöneten devletlerin egemenliğinden çıkmış olan ve modern dünyanın çetin koşulları altında henüz kendi başlarına ayakta duramayacak konumdaki halkların yaşadığı sömürgelere ve topraklara şu ilke uygulanmalıdır: (...)

Manda yönetiminin karakteri ilgili halkın gelişim evresine, yaşanan toprağın konumuna, ekonomik koşullarına ve başka benzer durumlara göre farklılık göstermek zorundadır. (...)

Orta Afrika halkları topraklarında asayiş ve ahlak düzeni korunacak, din ve vicdan özgürlüğü sağlanacaktır. Köle ticareti, silah ve içki kaçakçılığı gibi suistimaller yasaklanacaktır. Kolluk hizmetleri dışındaki tahkimatların, askerî üs ve deniz üslerinin kurulmasının ve yerli halka askerî eğitim verilmesinin önlenmesi mandater ülkenin güvencesi altına alınacaktır. Aynı zamanda Milletler Cemiyetinin diğer üyelerine ticaret ve alışveriş için eşit fırsatları sağlayacak koşullar oluşturulacak ve tüm bu çerçevede ilgili toprağın idaresinden mandater ülke sorumlu olacaktır.

Güneybatı Afrika ve Güney Pasifik Adaları’nın belli bir kısmında seyrek nüfuslu, yüzölçümü bakımından küçük, uygarlık merkezlerinden uzak veya mandater ülkeyle coğrafi bakımdan bitişik birtakım topraklar vardır. Bunlar için en iyi yol, yerli ahalinin çıkarları lehinde, yukarıda belirtilen teminatlara da uyularak mandater ülkeye ait toprakların ayrılmaz parçaları olmaları ve mandater ülkenin yasaları çerçevesinde idare edilmeleri olabilir.

Georges Langlois, 20. Yüzyıl Tarihi, s.117

Metinden yararlanarak aşağıdaki soruyu cevaplayınız.

Gerçekte bir sömürü düzeni olan mandacılığın Milletler Cemiyeti tarafından bu şekilde tanımlanmasının amacı ne olabilir?

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
♦ tarafından

Milletler Cemiyeti tarafından manda sisteminin tanımlanmasının amacı, yüzeyde, I. Dünya Savaşı sonrasında egemenliklerini kaybeden topraklarda yaşayan halkların kendi kendilerini yönetebilir bir duruma gelmelerine yardımcı olmak olarak sunulmuştur. Ancak, bu tanımın altında yatan gerçek amaçlar şunlar olabilir:

  • Sömürgecilikten Uzaklaşma İddiası: Manda sistemi, geleneksel sömürgeciliğin devamını önlemek ve az gelişmiş ülkeleri kendi kendilerini yönetecek bir duruma getirmek amacıyla oluşturulmuş gibi gösterilmiştir.
  • Kontrol ve Nüfuz: Büyük devletler, manda sistemi aracılığıyla, sömürgeler üzerindeki kontrol ve nüfuzlarını sürdürmek istemişlerdir.
  • Ekonomik Çıkarlar: Manda bölgelerindeki doğal kaynaklara erişim ve ekonomik çıkarların korunması büyük devletler için önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur.
  • Uluslararası İmaj: Manda sistemi, uluslararası alanda daha kabul edilebilir ve meşru bir yönetim biçimi olarak sunularak, büyük devletlerin imajını olumlu yönde etkilemeyi amaçlamıştır.

Bu bağlamda, manda sistemi, Milletler Cemiyeti tarafından, daha önceki sömürgecilik anlayışından farklı olarak, modern ve ilerici bir yaklaşım olarak tanıtılmış olsa da, gerçekte büyük devletlerin bölgesel ve küresel çıkarlarını koruma aracı olarak kullanılmıştır. Manda yönetimlerinin kurulması, sömürgecilikten uzaklaşma iddiasına rağmen, eski sömürgeci güçlerin etkisini ve kontrolünü sürdürmesine olanak tanımıştır.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...