108 kez görüntülendi
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kategorisinde tarafından
Gazap Üzümleri

... Küçük bir tarlayla geçimini sürdüren, otuz dönüm üstünde yaşayıp ölen, bu otuz dönümün verdiğince doyan ya da aç kalan ailelerin önünde şimdi aylak aylak dolaşacakları bir batı var.

İş bulmak için dört dönüyorlar, yollardan insan seli akıyor, yol kenarındaki hendekler insanla dolu. Arkadan sürekli insanlar geliyor. Büyük ana yollar kımıldayan insanlarla akıp gidiyor. Orta ve güneybatı bölgelerinde henüz endüstrinin değiştiremediği, makinenin kalıplaştıramadığı, özel ellerdeki makinenin güç ve tehlikesini henüz kavrayamamış, tarımla uğraşan basit bir halk yaşar.

Endüstrinin çelişkileri içinde yetişmemişlerdir. Endüstriyle gelen yaşamın saçmalıklarını anlayacak kadar akılları dinçtir henüz.

Ve sonra birdenbire makineler onları söküp attı, yollara döküldüler... Ve göçmenler yollarda akıp gidiyor, açlıkları gözlerinden taşıyor, tüm gereksinimleri gözlerinden okunuyor. Ne bir düzenleri ne bir kavgaları var, yalnızca gereksinim duydukları şeyler ve bir de sayıları var. Bir kişilik iş oldu mu on kişi dövüşüyordu bu iş için... Hem de daha düşük bir ücret için dövüşüyorlardı. O herif otuz sente çalışırsa ben yirmi beş sente çalışırım.

O yirmi beş alırsa ben yirmiye yaparım.

Hayır, ben yaparım, ben açım. On beşe yaparım. Boğaz tokluğuna çalışırım. Çocuklar. Ah, çocukları bir göreceksiniz. Küçük küçük çıbanlar çıkartıyorlar, koşup oynayacak hâlleri kalmadı.

Dökülen meyvelerden verdim, deli gibi atıldılar. Ben, ben küçük bir parça et için çalışırım. Ve işte bu iyiydi, çünkü ücretler düşüyor, fiyatlar hep aynı yükseklikte kalıyordu. Büyük toprak sahipleri çok memnundular, daha çok insan getirtmek için daha çok el ilanları gönderdiler. Ve ücretler düştükçe düştü, fiyatlar hep aynı yükseklikte kaldı. Çok geçmez, yeniden kölelerimiz olacak.

Şimdi, büyük toprak sahipleriyle şirketler yeni bir yöntem bulmuşlardı. Büyük toprak sahibi bir konserve fabrikası satın alıyordu. Armutlar, şeftaliler olunca meyvenin fiyatını maliyetinin altına indiriyordu. Böylelikle bir konserve fabrikası sahibi olarak kendi kendinden meyveyi düşük fiyatla almış oluyor, konservelerin fiyatını ise yüksek tutup büyük kâra geçiyordu. Konserve fabrikaları olmayan küçük toprak sahipleri topraklarını yitirmeye başladılar. Onların topraklarını büyük toprak sahipleri, bankalar, konserve fabrikaları olan şirketler kapıyordu. Zamanla çiftlikler azaldı. Bir süre sonra küçük çiftçiler kentlere gittiler, kredilerini yitirdiler, dostlarını, akrabalarını yitirdiler. Ve sonra onlar da yollara döküldüler. Yollar iş için çılgına dönmüş, gözünü kan bürümüş insanlarla doldu.

Bankalar, şirketler kendi sonlarını hazırlıyorlardı ama farkında değillerdi. Tarlalar verimliydi oysa yollar açlıktan kıvranan insanlarla doluydu. Tahıl ambarları doluydu ama yoksul halkın çocukları kemik hastalıkları çekiyor, yetersiz beslenmekten sivilceler çıkartıyorlardı. Büyük şirketler açlıkla öfke arasındaki çizginin çok ince bir çizgi olduğunu bilmiyordu. Ücretlere ödenecek para gaza, silaha, ajanlara, casuslara, kara listelere ve silah kullanma çalışmalarına gidiyordu. Yollarda insanlar karıncalar gibi gidiyor, iş ve yiyecek arıyorlardı. Öfke mayalanmaya başlıyordu.

John Steinbeck, Gazap Üzümleri (1939).

Gazap Üzümleri; John Steinbeck, Gazap Üzümleri, çev.Rasih Güran, İstanbul, 1968.

Yukarıdaki metne göre yazarın dönemin sosyal ve ekonomik şartlarına dair tespitlerini tartışınız.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

John Steinbeck’in “Gazap Üzümleri” eseri, 1930’ların Büyük Buhran döneminde Amerika’da yaşanan sosyal ve ekonomik zorlukları derinlemesine ele alır. Yazar, bu dönemdeki insanların yaşadığı acıları, mücadeleleri ve umutsuzlukları gözler önüne serer.

Steinbeck, eserinde, endüstrileşmenin tarım toplumunu nasıl etkilediğini ve makinelerin insan emeğini nasıl yerini aldığını anlatır. Bu süreçte, birçok insanın işsiz kalması ve geçim kaynaklarını kaybetmesi sonucu büyük bir göç dalgasının başladığını vurgular. Yazar, insanların giderek düşen ücretler karşısında daha fazla çalışmak zorunda kaldıklarını ve bu durumun insan onurunu nasıl zedelediğini gösterir.

Ayrıca, Steinbeck, büyük toprak sahiplerinin ve şirketlerin, küçük çiftçileri nasıl ezdiğini ve ekonomik güçlerini nasıl artırdığını eleştirir. Büyük şirketlerin, kendi çıkarları için piyasayı manipüle etmeleri ve küçük üreticileri iflasa sürüklemeleri, eserde önemli bir yer tutar.

Gazap Üzümleri”, aynı zamanda, ekonomik zorlukların insanlar üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini de inceler. Yoksulluk ve açlıkla mücadele eden insanların öfkesi ve çaresizliği, toplumsal huzursuzluğun ve gelecekteki çatışmaların habercisi olarak sunulur.

Steinbeck’in bu eseri, dönemin sosyal ve ekonomik şartlarını anlamak için önemli bir kaynak olarak kabul edilir. Yazarın güçlü anlatımı ve karakterlerin derinliği, o dönemin Amerika’sının gerçeklerini okuyucuya hissettirir ve toplumsal adaletsizliklerin, işçi haklarının ve ekonomik çöküşün etkilerini gözler önüne serer.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...