“Polonya Sendromu” kavramı, genellikle uluslararası ilişkilerde iki güçlü devlet veya ideoloji arasında sıkışıp kalmış ülkelerin durumunu ifade etmek için kullanılır. Bu terim, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’nın hem Nazi Almanyası hem de Sovyetler Birliği tarafından işgal edilme endişesini yansıtır. Ayrıca, bu kavram Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sırasında benzer bir durumla karşı karşıya kalmasını ve Almanya’nın Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye saldırma ihtimali ile Rusya’nın da Türkiye’ye saldırma ihtimali arasında kalmış olmasını ifade eder.
Bu durum, bir ülkenin büyük güçlerin çatışmalarından doğrudan etkilenme riski taşıdığı ve bu nedenle dış politikada dikkatli bir dengeleme stratejisi izlemesi gerektiği anlamına gelir. Polonya Sendromu, aynı zamanda, uluslararası ilişkilerde aktif tarafsızlık sonucu ortaya çıkan “iki ateş altında kalma” durumunu da tanımlar. Bu kavram, tarihsel olarak belli başlı olaylar ve süreçlerle ilişkilendirilerek, benzer durumlar için bir referans noktası olarak kullanılmaktadır.