Aşağıdaki metni okuyarak metnin altındaki soruları cevaplayınız.
“Doğrusu ilk meşrutiyet yılını anlatmak için başka söz bulamıyorum. Biz çocuklar ve sokak halkı ağzımıza o günkü gazete ve meydan nutuklarından hangi parola verilmişse onunla bağrışıp çağrışıyoruz.
Reval buluşmasında paylaşmamız konuşulmuş. Meşrutiyet bizi bu tehlikeden kurtarmış! Avrupa’dan ve
sürgünlerden kahramanlar geliyor. Kimler bunlar? Pek çoğunu bilmiyoruz. Resimli dergilerde hocalarla
papazların, Bulgar çetesi Sandanski ile Türk subaylarının, kucaklaşan resimleri çıkıyor. İttihatçılar Selanik’te. Bu bir gizli komite. Sadrazam yine ak sakallı Said Paşa. O gider, yerine ikinci bir Sultan Hamid
veziri, ak sakallı Kamil Paşa gelir. Şimdi elli beş yıl uzaktan bakılınca görülüyor ki ihtilalin ne lideri var ne
güdümü ne de programı var. Kanun-ı Esasi yürürlüğe girdi mi, her şey yoluna girecek, hatta biz çocukların ve halkın gazetelerden nutuklardan anlayabildiğimize göre son padişahların kaybettiklerine bugün yarın kavuşma havası içindeyiz. Birden ortaya Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Bosna-Hersek’i topraklarına katacağı haberi çıktı. Bosna-Hersek’ten sonra Bulgaristan’ın bağımsızlığı, onun arkasından Girit! Gerçekte hiçbiri yeni bir mesele değildi. Bosna-Hersek’in ve Girit’in bize bağlılığı da Bulgaristan’ın Prensliği de laftaydı.” (Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları, s.39)
1. Meşrutiyet yönetiminden neler beklenmektedir?
2. Meşrutiyetin ilanı sonrasında hangi sorunlarla karşılaşılmıştır?