Musul sorunu, I. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye ile İngiltere arasında önemli bir anlaşmazlık konusuydu. Her iki ülkenin bu konudaki tezleri şöyle özetlenebilir:
-
Türkiye’nin Tezi: Türkiye, Musul’un tarihsel olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olduğunu ve Lozan Barış Antlaşması’nda belirlenen Misak-ı Millî sınırları içinde yer aldığını savunmuştur. Ayrıca, Musul vilayetinin etnik yapısının Türkmen ve Kürtlerden oluştuğunu ve bu nedenle Türkiye’nin bir parçası olması gerektiğini öne sürmüştür.
-
İngiltere’nin Tezi: İngiltere ise, Musul’un çoğunlukla Arap nüfus tarafından yaşanıldığını ve bu nedenle yeni kurulan Irak Krallığı’na ait olması gerektiğini savunmuştur. İngiltere, Musul’un petrol zengini bir bölge olması nedeniyle de bu bölge üzerinde hak iddia etmiş ve Milletler Cemiyeti’ne başvurarak Musul’un Irak’a verilmesini talep etmiştir.
Bu iki tez arasındaki anlaşmazlık, 1926 yılında Milletler Cemiyeti’nin kararıyla çözümlenmiş ve Musul, Irak’a bırakılmıştır. Ancak, Türkiye’nin bu karara itirazları ve bölgedeki Türkmen nüfusun haklarının korunması konusundaki endişeleri devam etmiştir.